Gerçek Kulis - Adil Giray ADİLCE TESPİTLER
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 21.05.2012 - 11:35

ADİLCE TESPİTLER


Çatışan insan

Tartışan ve itiraz eden zihin olmaktan öteye gidemeyen bu tipler, bir şey üretmekten çok uzak sürekli hayal dünyasında yaşarlar. Hal böyle olunca; çatışan bir zihin görerek yâda duyarak öğrendiği bilgiyi işleyemez, sadece heba eder.

Çatışan bir bilinç savunma refleksiyle dolu bir yaşam sunar ve nöronlardan stres kimyasalları salınır. Böyle bir beyin ise sahibini mutluluktan uzak tutar.

Kalbi çeviren iki parmak; beklenti ve korkulardır.

Beklentiler zevk verirken korkular ise acı verir. Oysa gerçek sevgi her ikisinin de üstündedir, her ikisini de kuşatandır.
Bu sevgiye ise beklenti ve korkularını yenmiş olanlar ulaşır.

Korku ve beklentiler gelmiş ve gelecek zamanı oluşturur, sevgi ise şimdiki andadır, geçmiş ve geleceğin zihinden kaybolmasıyla belirir ve daima şimdi olarak devam eder.

Zahidin Zühtü Allahtan gayrı her şeyden yüz çevirmektir. Arifin zühdü ise hiçbir şeyi ondan ayrı görmemektir.
Garip kulun gayesi ise ekmek yediği kabı pislememektir.

İşin özü kalbini sevgi ile terapi etmeyenler

Başkalarını üzmek isterken aslında kendilerini üzerler.

Akbaşlarını boya gizlese de yüreklerinin rengini dilleri ele verir.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar.

Bir insan tatlandırıcılardan alırsa ilhamı

Oluverir birden çiftçinin düşmanı

Önce yumurta sonra tereyağı…

Şimdi de dillerine dolamışlar pancarı

Bu taşlamayı niye mi yazdım?

Ne yazık ki bu tipler bilgi sahibi olmadan gittikleri yerde doğal pancar şekerinin üretim aşamasını bilmeden, çarpık fikirleri ile tarıma ve onun emekçilerine saldırırlar. Tamamen kimyasal yoldan elde edilen tatlandırıcılar dururken, içinde kimyasal var diye doğal pancar şekerine saldırırlar. Neymiş efendim şeker kireçle beyazlatılırmış. Oysa kireç taşı, şeker üretim prosesindeki yardımcı ham maddelerden biridir ve şeker fabrikasyonunda ham şerbetin arıtım işleminde kireç sütü olarak kullanılır. Kireç sütü, kireç taşından elde edilen sönmemiş kirecin söndürülmesiyle hazırlanır ve arıtım istasyonunda ham şerbet bu kireç sütüyle arıtılır. Fakat takip eden filtrasyon aşamasında sisteme katılmış olan tüm kireç kalıntıları ve pancardan gelen şeker haricindeki diğer katı maddeler şerbetten tamamen uzaklaştırılır. Dolayısıyla kristalizasyonda yani bildiğimiz şekerin yapısında kireç kalıntıları yoktur.
Bu örnekte de olduğu gibi, eşsiz coğrafyamız da tez üretemeyenler, antitez üretir.
İşte bu insan modelline bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar en iyi örnektir.

ASİL İNSAN (ÇALIŞAN)

Bu insanlar asaletlerini doğuştan alır. Çünkü asalet sonradan öğrenilecek kadar sığ bir anlayış değildir. Asalet ayetin geri döndürülemez hükmünün insanda tecelli etmesidir. Yüce dinimizin “emr olduğunuz gibi dosdoğru olunuz” öğretisi bunlar için kesin bir emir;”başkasının derdini dert edinme ve de veren el olma tavsiyesi… Bu insanlar için adeta yaşama gayesidir. Hal böyle olunca sürekli bir çalışma ve de üretme gayreti içinde olurlar. İşte onlardan birisiyle Cumartesi Günü karşılaştık. “Her şeye rağmen Anadolu insanının şahlanışı devam edecektir, engellenemez” diyordu. Bizi biz yapan bu inanç değil midir? Çatalhöyük’te tam zamanlı çalışan bir zanaatkâr kesimin varlığı, neolitik çağda bu öz veriyle tarıma can suyu vermemiş miydi? Asil insanlar asırlar önce medeniyetin beşiği Anadolu’ya ilk girdiğinde büyük bir coşkuyla karşılanmamış mıydı? Kavruk yüzlü eli nasırlı asil yüreğe sahip insanlar, aynı inançla Çoban Yıldızını gökyüzünden Çumra bozkırına indirmemişler miydi? Velhasıl asalet Anadolu’nun özgün yapısının nasıl korunduğunu herkese gösterir. Milletleri millet yapan tarihleridir. Toplumları ayakta tutan Topraklarına aşkla sahip çıkan asil nesiller oluşturmasıdır.

YORUMLAR

tarık demir

Elinize, yüreğinize sağlık Adil Bey, yazının içeriği günümüz gerçeklerini o kadar güzel anlatmış ki. Kendi çıkarlarını ön plana koyup, çiftçinin geleceğini karartmaya çalışan, yapılan güzel işleri sanki yokmuş gibi sayan zihniyetlerin Allah ellerine fırsat vermesin. Yoksa çiftçinin, çalışanın ve memleketin vay haline.

selçuk

Adil Bey'in yazıları gerçekten ilgi çekici. kalemi çok güzel. ellerine sağlık

Fatih Gökbörü

Adil Bey çok güzel yorumlamışsınız. Ülkemizin kalkınması, Anadolu'nun Kalkınmasından geçer.Anadolu'nun şaha kalkması,Anadolu'nun üretmesi,Anadolu'daki yatırımlar,Anadolu'daki ilkler ve enler birilerini rahatsız edebilir. Anadolu'daki yatırımlardan,Anadolu'nun şaha kalkmasından birileri hep korkmuşlardır.Anadolu hep karanlıkta kalsın istemişlerdir.Bu birileri Toprağı hiç sevmediklerinden,Toprağı kir olarak gördüklerinden,köylüyü ve çifçiyi hep çarıklı olarak gördüklerinden Anadolu onlara hep itici gelmiştir.Korkuları gerçek olurda ,bir gün güneş Anadolu'ya doğarsa ne yapacaklardı?Bir anda Anadolu'da bir insan çıktı karşılarına.Toprağı seven,çiftçi dostu,vatansever,inançlı bir kişi.Çalışmanın ibadet olduğunu,vatanı en çok sevenin ,işinini en iyi yapandır mantığını yürüten yiğit yürekli bir Recep Konuk çıktı karşılarına.Başladılar çamur atmaya ve lobiler oluşturmaya.Onlar uğraştıkça birlik beraberlik pekişti.Onlar bu birliği yıpratmaya kalktıkça birlik büyüdü ve kenetlendi.Sihirli değnek yoktu.Yatırımlar1 iken 2 oldu.2 ler 4 oldu.4 ler 8 oldu.....ve 20 oldu.Katlanarak devam ediyordu. İşin Sırrı;Yüreğini ortaya koyacaksın,inancın gereği adaletli olacaksın,gücünü çiftçiden alacaksın,DUA alarak yola çıkacaksın,insanı ve toprağı severek çalışacaksın. Anadolu'nun Türkmen Beyi Recep Konuk, Allah yar ve yardımcın olsun.

fatih huzuroğlu

iki tip insan vardır emdiği süte göre ayrılan...Birincisi doğduğu topraklara eserler yapmak için cehaletle, onu engellemek isteyen sermaye gruplarıyla ve imkansızlıklarla savaşan ama sonunda onu memleketine kazandıran ikincisi ise bir şey yapmayan oturduğu yerden birinci seçenekteki insanlarla kavga ederek onu engellemeye çalışan o kavga içerisinde boğulan kaybolan...

yorumsever

Yazara katılmamak elde değil...İlim sahibi olmadan fikir sahibi olan bir toplum olduk sonra kolayca otorite işte bundan sonrası en büyük tehlike toplumu yanlış yönlendiren bilgisiz fikirler. araştıralım bununla da yetinmeyip konuyu kaynağından öğrenelim arkasında ki derin eli görelim...

elif atabay

adilce sözleriniz benim çok hoşuma gidiyor. Yazılarınızda önceliklikli olarak adilceleri takip ediyorum.

erdinç doğan

Adil bey yazılarınızı takip ediyoruz. Kaleminize sağlık.

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı