Gerçek Kulis - Adil Giray TÜRKÜ SÖYLETMEYİN
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 29.03.2012 - 10:58

TÜRKÜ SÖYLETMEYİN

 

 

Her tohum yeşerecek bir toprak

Her yürek âşık olacak bir maşuk bulurda

Senin gibisini bulamaz bu coğrafya!

Asra yemin olsun ki diye, Simirna’ya doğru yolculuğa çıktığımız yıllardı.

Yeni Asır Gazetesinin altın çağını yaşadığı bir dönem

 Haber peşinde, körfezin kokusunda unuturken açlığı

İzmir Fuarında Assolist olma şansını kaybetmiş.

Bir avuç adamdık.

Tek sermayemiz, beynimizin sağ frontal bölgesini işgal eden boyumuzdan büyük düşlerimizdi.

Hafta sonları Karşıyaka da uzaktan saçlarını koklayıp gözlerine hikâyeler yazdığımız kızlar, yetim yanımızı törpüler. Çiğdem kokan Kordon’a kadar uzanan yalnızlığımız, yazılarımızın tümcesi olurdu.

Doğum sancısıyla kordon bağımız koparken, koptuğumuz hayatın bir gün güzel olabileceğine dair yazdığımız magazin sahteliği, gözlerin kadar inandırıcılıktan uzaktı, Bayraklı’ya, gecekondu olan çaresizliğimiz.

Velhasıl, tüm zorluklar içinde gurbet türküleri söylemek yasaktı bize

Hafta sonları insanları güldürmek için Karikatür furyasına fason yazılar eklememiz lazımdı.

Leman dergisinin tohumlarının atıldığının farkında olmadan, insanların Tursil beyazlığını yaşayacağı günlerin özleminde; Özgür kötü adam karakterleri çizer. Zihni, Cem, Adnan, Zeynep ve ben kurşun kalem topluluğu olabilmenin sorumluluğunda senaryo üretirdik.

O yıllarda kötü adam modeli bulmak, tam karşımızda bilardo salonu işleten Semih Saygıner’in toplara ustaca vurmasından daha zordu.

Lakin kahretsin elimize, isteka değil kalem yakışıyordu.

Neticesinde “Kıllanan adam”  “Kötü Necmi” ne kadar kötü karakter varsa halkın sevgilisi oldu.

Zihni ile ben ise, suya sabuna dokunmadan, aşk yazılarımızı taşımıştık dergiye

“Tütsüye mahkûm petekten oğul almak, divane şafaklara ağlamak, yani senin anlayacağın ülkeyi kurtarmak, bize mi düştü yâr! Sabahla gidiyorum. Yanımda senden kalma biraz düş, uykusuz tacirlere bozdurup gidiyorum. Ayrı yerlerde yakalamalılar bizi”

Sonuçta ayrı yerlerde yakalamışlar kötülüğü yazamamanın çaresizliğinde Sürgün etmişlerdi Şiirler şehri İzmir’den

Antik kentin sabıkalı bir yüzünü bulamamanın çaresizliğinde son duamızı ettik.

“Nefret düşmesin yüreğimize ki, biz; tanımadığımız insanların yüzlerinden alıp ilhamı usulca alıp, sevdayı yazalım.”

Çok şükür duamız kabul oldu ki çevremizde ilham verecek insanlar oldu.

Onları tanıdıkça destan yazamamanın hüznü yaşadık.

Onlar ki nazlı gelin Cumhuriyet’in 2023’ü

Hatta Fetih’in yıl dönümü, yani 2053’ü idi

Ne yazık ki, fetihten nasibini alamamış; Çamur atmayı üslup edinenler, Bizans kılıcı olup çıktılar karşımıza

Elitaşa dokunan Anadolu’nun meyve veren ağacına attılar taşlarını “Günahı olmayan ilk taşı atsın” öğretisini unutarak.

Çünkü onların öğretilerinde günahı en çok olan en fazla taşı atmalıydı.

Şimdilerde ise ellerine taşı verenleri gururla yazıyorlar ya

Gülüyorum ağlanacak halimize

Başka memleketlerin göçmen kuşlarını, Anadolu’yu bölmek adına vükelâ edinmişler kendilerine

Dertleri mi?

Yıllar önce Maarif Bakanın söylediği, okullar olmasa ne güzel idare ederdim diyordu ya!

Üretim olmasa kalmaz üreticinin derdi!

O zaman kapatı verin fabrikaları

Ve atın başlığınızı “kota gitti, dert bitti”

Şaka bir yana onlar hangi operaya parya olursa olsun!

Anadolu’nun söyleyeceği Türkü bellidir.

ADİLCE TÜRKÜ

Varsın sil baştan yazılmış hikâyelere güvercin ayağında mektup olsun

 Ömrümüz, kanla kazınsın

Sende bu yürek oldukça, üzerine atılan taşlardan

Dağa, bayıra, ovaya…

Önce vatan yazacaksın

Önce vatan!            

Adilce Söz:Anadolu türkü söyledi mi bir daha hiç susmaz. O yüzden siz Bizans uşakları türkü söyletmeyin türkü

YORUMLAR

mithat ve köy odası

kim ne derse desin biz yapılanları Recep Başkanın bu memlekete yaptıklarını citçiler olar çok iyi biliyoz ve takdir ediyoruz.Adil bey bizleri de yazın.Yazın ki çamur atanlar utansın. Rcecep başkanım dualarımız seninle!

Beyşehirli çiftçiler

Elitaşa dokunan Anadolu’nun meyve veren ağacına attılar taşlarını “Günahı olmayan ilk taşı atsın” öğretisini unutarak. Çünkü onların öğretilerinde günahı en çok olan en fazla taşı atmalıydı. ne güzel benzetme tekrar tekrar okuduk. Allah Başımızdan bizi bizden iyi anlayan Rcep Başkanımızı eksik etmesin.Görüşmede kendisinede söyledik.Ondan başkası bize katkı sağlamaz bu böyle biline

davut alan

ne güzel benzetme,elitaşa değen Anadoluya uzanıyor.Lakin unuttukları anadolu Recep Başkan sayesinde dünyaya uzanıyor,sınırları aşıyor.Çok güzel bir yazı ve tespitleri tekrar tekrar okudum yüreğinize sağlık

naci söylemez

Biz önceden küçük şeylerle mutlu olan insanlardık. Sonra aklımıza sevda diye bir şey soktular, toparlanamadık. Bu sevdanın adı mimarı Recep Konuk. Onun sayesinde insan olduğumuzu hatırladık.Anadolu onunla şaha kalktı.... Hal böyle olunca onu kimi anlamadı Kimi şaşırdı. Kimi ise ne yazık ki haddi aştı. Lakin bir şey var ki,zaman onu öyle bir yere taşıdı ki şimdi kim taş atarsa atsın onun meyve veren ağaçlarının yakınından bile geçmez.Rabbim yar ve yardımcımız olsun.Biz tembellerin ömründen ömür versin! Yolun Açık olsun Sayın Recep Konuk,rabbim yar ve yardımcın olsun

Adnan

Bazı insanlar alışkanlıklarını devam ettirerek gündem oluşturmaya çalışıyor. Adil bey kamuoyunu aydınlattığınız için teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Bahri Yılmaz

Adil bey elinize sağlık güzel bir yazı olmuş. devamını bekliyoruz..

yorumsever

Eli taşa uzanan fikir bilmez 3-5 makam düşkünü Konya çıkarını bilmez insanın meyve veren ağacı taşlaması hemde sipariş taşlar ile ne acı...

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı