Gerçek Kulis - Adil Giray FETİH ANLAYIŞINDA MARKALAŞMAK
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 11.02.2014 - 08:28

FETİH ANLAYIŞINDA MARKALAŞMAK

Konya “KOBİ”  cenneti diye mutlu olurduk

Ne zaman markaların önemi anlaşıldı.

Konya nasıl marka cenneti olur diye sorgular olduk.

Ne yazık ki şehrimizde hâlâ birkaç firmanın haricinde bilindik bir markamız yok!

Bu anlamda en büyük gururumuz “Torku” dünya ölçeğinde ses getirmeye devam ediyor.

Torku markası ile lansmana sunulan her ürün pazarda ses getiriyor.

Bunda kaliteli ve doğal ürün üretmek kadar Konya Şeker güvencesi çok büyük etken, yani algının önemi büyük

 Halk ve sivil toplum örgütleri “Torku” ürünlerine büyük güven duyarak sahipleniyor.

Yeni seçilen oda başkanlarına “hayırlı olsun”  ziyaretine gittiğimizde bu gerçeği yakından gözlemek nasip oldu.

Gittiğimiz her yerde “Torku Şeker” ikram ediyorlar. Konu, Konya’nın gelişmesi olunca Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk önderliğinde Konya Şeker’in başarısını örnek gösteriyorlar.

Özellikle Makine Mühendisleri Odası Başkanının “gittiğimiz her yerde Torku ürünlerini alıyoruz. Ürünü bulamadığımızda ise ısrarla sorguluyoruz” demesi beni tarihin çok derinlerine götürdü.

Fetih ruhu önce gönüllerde başlar

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u Feth etmeden öncetebdîl-i kıyafetle  bedesten esnafını gezer. Yanında halk kıyafetindeki vezirinden başka kimse yoktur. Girdiği dükkândan iki okka yağ ister. Onu aldıktan sonra, beş okka da bal vermesini söyler. Dükkân sahibi; "Efendim, ben siftahımı yaptım, balı da komşudan alın, o da siftah etsin." der. Öbür dükkâna giderler. Oradan da ikinci bir şey alamazlar. Böyle kaç dükkânı daha dolaşırlar, hiçbirinden ikinci bir şey alamazlar. Fatih Sultan Mehmet, komşunun değil hakkına, komşuya karşı ihsana bu kadar riayetkâr olan böyle bir milletin padişahı idi.

İstanbul nasıl böyle bir ruh ile feth edildi ise markalarımızda ancak bu ruh ile dünyayı feth edebilir.

Hepimiz bu şehrin değerlerine karşılık beklemeden sahip çıkmalıyız.

Firmalarımız birçok ilde yatırım yaparak seslerini duyurmalı!

Bu anlamda Konya Şeker Sivas Kangal’ı alarak büyük ses getirirken, yeni bir kaynak oluşturmuş. Aynı zamanda marka reklamını da yapmıştır.

Yıllar önce Manisa’nın şirin bir ilçesinde meşhur bir köftecide yazılan yazı dikkatimi çekmişti.

“Başka yerde şubemiz yoktur”

Biz bu anlayışla yerimizde sayarken aynı işyerinde bulunan gazetede şu haber bize olması gereken gerçeği, sanki gözümüze sokuyordu.

“McDonald Türkiye’de 160. Şubesini açtı!”

“McDonald's bugün, 119'den fazla ülkede 34.000'den fazla restoranla hizmet veriyor.”

Hangi firma nereye yatırım yaparsa yapsın. Hem yatırım yaptığı bölge hem de kendi bölgesi kazanç sağlıyor. Tabi kazancın büyüğü doğal olarak yatırımın merkezinde kalıyor.

Yani bazılarının düşündüğü gibi, kazanç dışarıya gitmiyor.

Hâsılı başka yerde şubemiz yok mantığı, kabuğunu kıramayanların avuntu ve de sığ mantığıdır.

Marka oluşturmada en önemli etkenlerde biride iyiye ve güzele olan bitip tükenmeyen arayıştır.

Kalite arayışı, büyük firmaların olmazsa olmazlarındandır.

 Dünyanın son dönemde odaklandığı sektörlerin başında tarım geliyor. Çünkü gıda fiyatları son yıllarda yüzde 50’nin üzerinde bir artış yaşadı. Bu artışla birlikte dünya ekonomisi sarsılmaya başladı. Gelişmiş ülkelerin önemli temsilcilerinden gelen bilgiler, gelecekte yüz binlerce insanın açlık çekeceği yönünde. Yani bugünden tarıma yatırım yapanları, gelecekte daha rahat bir yaşam ortamı bekliyor. Bu anlamada Konya Şeker doğal gıdanın teminatı olan tohuma verdiği önemle Ülkemizin ve de dünyanın Tarımda sigortası olarak dikkatleri çekiyor.

Bakınız bu amaçla bölgemize kazandırdığı Altınekin Beta Ziraat Tohum Tesislerinin yaptığı bir çalışmadan bahsedeceğim.

Beta Ziraat Kıbrıs tercihi ile GDO bulaşma riskini ortadan kaldırdı.

Beta Ziraat’in TÜBİTAK 1511 Öncelikli Alanlar Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Projeleri Destekleme Programı ile Gıda öncelikli alanında "Tohum ve Hayvan Islahı" teknoloji alt alanları çağrısına başvurduğu “Biyoteknolojik Yöntemler Kullanılarak Tane ve Silajlık Mısır Hatlarının ve Melez Mısır Çeşitlerinin Geliştirilmesi” başlıklı projesi Mart 2013’ten itibaren desteklenmeye değer bulunmuştu.

 Bu projenin detayında 3 yıl içinde piyasaya Mısır çeşitlerini çıkarmak var. Bunun içinde süreyi kısaltmak adına hem double haploid tekniği var hem de bir yılda birden fazla generasyon atlama hedefi var.  Double haploid tekniği tüm Dünya’da genel geçer kurallar çerçevesinde yapılıyor. Ancak generasyon atlatma işlemini küresel güçler Dünya genelindeki organizasyonlarını kullanarak Kuzey yarım küre ve Güney yarım küre olarak bir yıl içinde yapabiliyor. Bu organizasyona sahip olmayan şirketler için ise her iki yarım kürede de bu hizmeti sağlayan şirketler var. Özetle generasyon atlatma işlemi bir sektör haline gelmiş. Peki, Beta Ziraat yürüttüğü bu projede generasyon atlatma işini nasıl çözdü dersiniz? Konya Şeker iştiraki Ülkemizin ilk tohumculuk şirketi olan Beta Ziraat’in bu işlemi yaptıracak maddi gücü yok mu? Ya da bu projeyi hazırlayan ve yürüten değerli teknik personel bunu düşünemedi mi? Hem de alasını düşündü değerli okurlar. Ne yaptı biliyor musunuz Beta Ziraat? Tarihimiz boyunca ülkemiz için son derece stratejik öneme sahip “Yavru Vatan” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini tercih etti.  Bu tercih öyle ezbere yapılmış bir tercihte değildi. Çalışmanın yürütüleceği bölgenin ki bölge ismini şu an yazmam doğru olmayacak uzun yıllar meteorolojik verileri incelendi. Bu verilere bakıldığında hem ışıklanma süresi hem de toplam sıcaklık dikkate alındığında Mısır gelişmesi için uygun olduğu kanaatine varıldı. Bu tercihini teknik raporlarla destekleyerek TÜBİTAK’a sunan Beta Ziraat, projenin desteklenmeye değer bulunmasıyla ne kadar doğru bir karar verdiğini Ülkemizin en saygın kurumları arasında gösterilen ve ülkemizin yetiştirdiği değerli bilim insanlarının yer aldığı TÜBİTAK’a onaylatmış oldu.

 Beta Ziraat bu tercihi ile Güney yarım küredeki generasyon atlatma işi için çalışılacak ülkelerdeki GDO bulaşma riskini de ortadan kaldırdı.

 Zira Kıbrıs’ta GDO şöyle dursun mısır bile çok nadir ekiliyor.  Bu tercihin maliyetine, ülkemiz tohumculuğuna yapacağı katkıya, Yavru Vatan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yapacağı katkıya girmiyorum bile.

Beta Ziraat,  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sanıldığı gibi tohumculuk değil,  sadece 2000 m² alanda generasyon atlatma işlemi yapıyor. Peki, bu tercih gerçekte başarılı oldu mu dersiniz?

Aşağıda 24 Ocak 2014 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde çekilmiş iki fotoğraf sanıyorum her şeyi anlatıyor. Soldaki fotoğrafta kendilemelerin yapıldığını, sağdaki fotoğrafta ise mısırların genel görüntüsünü görebilirsiniz.

Kur'an, "Bilmediğin şeyin ardına düşme" ayetiyle bizi uyarıyor.

Peki, bilmeden konuşursak ne olur? Hem konuşan hem de dinleyenler kaybeder. Dünyevi kayıp meydanda; ahiret için ise Kur'an aynı ayetin devamında şunu söyler: "Çünkü kulak, göz, kalp var ya, bunların hepsi konusunda sorguya çekileceksiniz." (17/36)

Kimsenin rencide olmasını istemediğim için, bire bir dile getirmediğim mevzu aslında muhtevadan anlaşılıyor. Ama anlaşılmama ihtimaline binaen bir cümle ile ifade edeyim; üzerinde durduğumuz mevzu, tarım ve markalaşma ekseninde çoklarının kendisini bilirkişi addedip duyumlarla konuları kişileştirip ahkâm kesmesi, bindiği dalı kesmesidir. Çünkü bölgemiz ve ülkemiz marka cennet olarak dünyada yerini alabilir. Bu anlamda kendi marka değerini oluşturamayan toplumlar ekonomik anlamda köle olarak kalmaya mahkûmdur.

Adilce Tespit: İnsanoğlu, yokluktan ayrılıp varlıkla nişanlandığı günden beri ‘iyi’ ile ‘kötü’nün sınırları arasında, tercihini iyiden yana kullanmak zorunluluğu ve En İyi’ye ulaşmak gayesinin sorumluluğu ile yükümlü tutulmuştur. Dünya tercihini iyiden yana kullananların sırtında dönmeye devam edecektir. Bu vesileyle yaşlı dünyamıza, her geçen gün; yeni iyi şeyler katmak için uyananlara selam olsun.

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı