Gerçek Kulis - Erdoğan Nesimioğlu YAĞIŞ OLMADI KURAKLIK AKLIMIZA DÜŞTÜ!!!
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Erdoğan Nesimioğlu 22.01.2014 - 09:03

YAĞIŞ OLMADI KURAKLIK AKLIMIZA DÜŞTÜ!!!

Üç yanı denizle çevrili olan ve İçanadolu hariç ormanlık bakımından da bir hayli zengin olan ülkemizde son günlerde bir “kuraklık” tehlikesi çanları çalmaya başladı.

Ben kendimi bildim bileli yağışların az olduğu dönemlerde bu “tehlike çanları”nın  koro halinde çalındığını hep duyarız.

İnanın ben hep şunu merak etmişimdir.

Yahu biz neden yağışların olduğu dönemlerde kuraklık tehlikesini görmüyoruz da neden yağışlar olmadığı zamanlarda bu kuraklık denilen illet aklımıza geliyor?

Yani, bu ülkenin yıllardır meteorolojik açıdan konumu belli. Yılda ne kadar yağış aldığımız aşağı yukarı ortada. Bir yıl az yağış olursa, öteki yıl mevsim normallerinin üstünde veya paralelinde yağış alıyor ülkemiz.

Hal böyle olunca niye yağış olmayınca çığırtkanlık yapıyoruz?

Yoksa, yağmur yağdı kuraklık tehlikesi ortadan kalktı, yağmur yağmadı kuraklık kapımızda mı olacak hep.

Ülkemizdeki yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımız belli.

Ülkemizin su rezervinin 112 milyar metreküp olduğu söyleniyor.

Yani, buradan su zengini bir ülke olmadığımızı söylemek istiyorum ama fakirde sayılmayız hani.

Boşa akıp giden milyonlarca metreküp suyumuz var.

Örnek mi? İşte Göksu Nehri. Akdeniz’e dökülüyor. Hem de gözümüzün içine baka baka.

İklim değişikliği falan denilip her geçen yıl suyumuzun azaldığını da biliyoruz.

Uzmanların söylediğine göre asıl tehlikenin 2030 yılından sonra görüleceğini de idrak ediyoruz.

Ama, su için veya kuraklık tehlikesi için ne yapıyoruz?

Devlet olarak konuya ilişkin çabalarımız var ama yeterli mi?

Canım ülkemizin kuraklık sorununu ortadan kaldırmak için yapılması gereken projelerimizi biran önce hayata geçirmeliyiz.

Bir vatandaş olarak ben kuraklık lafından bıktım usandım. Benim gibi binlerce insanımız da aynı düşünceye sahiptir.

2013 yılının son aylarında ve içinde bulunduğumuz yılın ilk ayında her gün televizyonlarda ve gazetelerde “kuraklık ninnileri” dinliyoruz.

Ben, bu işin bir çözümünün olduğuna inanıyorum.

Örnek vermek gerekirse, bir KOP (Konya Ovası Sulama Projesi) projemiz vardı.

Konya Ovası’na can verecek olan bu projemiz hala istenilen düzeye getirilemedi.

Hangi aşamada, ne yapılıyor, su ovaya ne zaman verilecek diye dört gözle bekliyoruz.

Bu projeyi de basın hayatına adım attığım ilk günlerden bu yana hep duyarım ama sonucunu bir türlü alamadık.

Mavi Tünel Projesi adıyla da bilinen KOP için son yıllarda ciddi adımlar atıldı ama, gidilecek daha çok yolumuz olduğunu biliyorum.

Oysa bu projeler zamanında bitirilmiş ve bugünlere sarkmamış olsaydı, ova suyla buluşmuş olur ve biz Konya Ovası için belki kuraklıktan hiç bahsetmeyecektik.

“Vay efendim yağış olmadı, kuraklık kapıya dayandı, yok efendim yağışlar iyi üreticinin yüzü güldü” gibi haberleri duymayacaktık.

Burada KOP’un bitirilmesiyle de ovanın su sorununun tamamıyla çözülmüş olduğunu söylemek mümkün görünmüyor.

KOP, gerçekten Konya Ovası’na can verecek bir proje.

Ancak, ovanın tümünü ne yazık ki kapsamıyor.

Çünkü, KOP sadece Konya Ovası’nın güneyini, doğusunu ve batısını ilgilendiriyor ama Konya’nın kuzeyine çözüm üretmiyor.

Yani, Altınekin, Cihanbeyli, Sarayönü, Kulu gibi yerler suya olan hasretini nasıl sonlandıracak.

Konya’nın kuzeyindeki susuzluğun çözümü için yıllar önce Pankobirlik Genel Başkanı Sayın Recep Konuk ilgili ve yetkililere bir öneride bulundu.

“Karasu’yu Konya Ovası’na akıtalım bu sorun biter…” dedi.

Sayın Konuk’un ova için gerçekten elzem olan bu önerisini ilk zamanlar kimse anlayamadı.

Ya da işlerine gelmediği için anlamak istemediler.

Oysa proje gayet basitti.

Erzincan’da bulunan Karasu Kızılırmak nehri vasıtasıyla Ankara üzerinden Konya’nın kuzeyine indirilecekti.

Hem de fazla bir yatırıma gerek kalmadan, cazibe avantajını kullanarak akıtılacaktı.

Sanırım, Sayın başkanın önerisinin üzerinden 3-4 yıl geçti. Biz hala kuraklığın derdindeyiz.

Çözüm ortada,

Çözüm gözümüzün önünde,

Çözüm bu ülkenin içinde.

Eksik olan ne biliyormusunuz?

Eksiğimiz, bu çözüme sahip çıkacak, projeyi uygulayacak bir “babayiğidin” olmaması.

Yoksa, biz her yağışlarda” kuraklık”, her susuzlukta “bittik, tükendik” feryatlarını daha çok dinleriz.

Her yıl aynı teraneleri okur, ama çözüme hiç yanaşmayız…

Bol yağışlı günlere…

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı