Gerçek Kulis - Adil Giray İŞİN SIRRI
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 17.01.2014 - 13:00

İŞİN SIRRI

En çok neyi unutuyoruz. Ensemizde gezen takvimi olmayan ölümü…

Maarif takvimleri unutulmaması gereken her önemli gün ayrı bir özenle hatırlatıyor. Ölümün günün belli değil. Nasıl düşen yapraklar hazanın habercisi ise saçlara düşen aklarda, bazen ölümün müjdeleyicisi olabiliyor. Peki ya vakitsiz ölümler…

İnsanlar ölümden korkmadıkları kadar yaşlanmaktan korkuyor Hemen hepimiz "kırışıklıklara son" "Daha genç Görünün”, Genç Cildin sırları" sloganları ile sıkça karşılaşıyoruz. Sizin anlayacağınız, yaşlanmak günümüzde herkesin korkulu rüyası oluvermiş durumda. İşin özü, tüketimden beslenen kolektif bir delilik içerisindeyiz. Daha çok tüketebilmemiz için daha çok çalışmalıyız. Bakınız ünlü sinema yıldızlarından biri kırışıklıklarını düzeltmeye çalışan makyöze "onlar kaç yılda oluştu biliyor musun” diyerek veciz bir laf etmiş.

Hayat son derece akışkan bir sistemler bütünüdür. Art arda geçen iki dakikada hiçbir şey aynı kalmaz. Bu yüzden bir şey şu an için doğru olabilir, ama bir sonraki dakikada bu değişebilir. O zaman ne yapmalı? Yapılabilecek tek şey, insanların farkında olmalarını sağlamaktır, böylece değişken bir yaşama karşı nasıl tavır alabileceklerine karar verebilirler. Doğru üretip doğru tüketebilirler

İşte o zaman eşyanın sırrına vararak ölümsüzlük şerbetini içebilirler.

                                                     ***

Bu dünya, nasıl dün, eşyanın sırrına erenlerin sırtında döndüyse; yarınlarda da Eşyanın sırrına erenlerin sırtında dönecektir.

Ünlü yazar Tolstoy, yaptıklarımızın ‘gerçek bir mana’ taşıyıp taşımadıklarını sorgularken, meşhur değirmenci örneğini verir.  Değirmenci,  atalarından öğrendiği şekliyle değirmenin inceliklerinden ve yapılması gereken işlerden haberdardır. Fakat aynı zamanda mekanik ilminden habersiz olan bu adam, tahılın iyi öğütülmesi için değirmenin ötesini berisini düzeltip ayarlarken, değirmenin temel kuruluşunu öğrenmeye ilgi duyar. Bu ilgi onu, un dökülen oluktan değirmenin taşlarına, değirmen taşlarından mihverine, oradan da çarklarına yöneltir. Nihayet çarkı döndüren suya ulaştığında, bu değirmenin hareket etmesi konusunda en önemli etkenin akan su olduğunu anlar. Her şeyi ve her işi bir tarafa bırakıp, kendini, değirmenin içindeki bütün hareketlerin ilk kaynağı olan suyu incelemeye başlar. Kendi hâline bırakılan değirmen ise, bakımsızlıktan çürümeye yüz tutar. Sevenleri bu durumu değirmenciye hatırlatırlar. O ise bunları reddederek, suyu daha bir dikkatli incelemeye koyulur. Etraftan gelen ikazlara değirmencinin verdiği cevap şudur: “Akan bir su olmazsa değirmen hareket etmez. Değirmeni bilmek için, suyun nasıl getirileceğini ve bu suyun ne kadar hareket gücü doğuracağını bilmek gerekir. Netice olarak, değirmeni bilmek için, suyu bilmek lâzımdır.”

Burada değirmenciye hatırlatılması gereken, “bir şeyi idrak ederken, muhakemenin kendisi kadar, idrak edilen konunun ve bakış açısının da önem taşıdığı ve muhakemenin verimli olabilmesi için önce hangi hususlarda yapılması gerektiğini” tespit etme lüzumudur. Dolayısıyla, önemli olan verimli muhakemeyi gerçekleştirebilmektir. Böylece “eşyanın muhakemesinden ziyade, eşyanın ardındaki hikmetler üzerinde düşünme ve neticeler çıkarma söz konusu olacaktır ki, hayatın ardındaki büyük sırra da ancak bu şekilde ulaşılabilecektir. Yazdığımız yazılardan dolayı zaman zaman gezdiğimiz yerlerde bana Konya Şeker başarısını sırrını soruyorlar. Konya Şekere liderlik eden insan eşyanın sırrını çözmüş diyorum. İşte bu topraklarda pancara bağlı kalmadan maddeye geniş açıdan bakan o liderin sözleri:

“  Eğer zengin olmak istiyorsanız, çok çalışarak fukara olmaktan kurtulmak istiyorsanız, bunun yollarından birisi sadece ürünü üretmek değil, ürünü katma değerli hale getirmektir.” Şekeri şeker olarak satarsak şansımız yok demektir. Peki, o zaman ne yapacağız? Şekeri katma değerli hale getireceğiz, şekerden şekerli mamuller üreteceğiz, melası melas olarak satmayıp etanol üreteceğiz, etanolün atığı olan şilempeden potasyum üreteceğiz, havaya uçup giden karbondioksiti yakalayıp üretim zincirini geliştirerek ürünlerimizi daha katma değerli ve daha verimli hale getirip rekabetçi yapımızı güçlendireceğiz. Konya Şeker bunları yapıyor, en azından anlayış olarak kurumun yapısı buna uygun. Bize düşen bu yapımızı üretim kalemlerimize, üretim prosesine yansıtmak ve hiçbir zaman yaptıklarımız kâfidir dememektir. Biz hep daha verimlisini aramak zorundayız. Ekonomik değere dönüştürülme imkânı olan, kıymetlendirilebilecek hiçbir ürünü, yan ürünü, atığı kıyıda köşede unutmamaktır. Üretim teknolojisi, üretim prosesinde dünya ile en azından aynı hizada koşmak ve mümkünse onların bir veya birkaç adım önüne geçmektir. Bu kurum, bundan sonra bu konularda daha çok çalışacak ve elinin değdiği yerlerdeki bereketi refahı bu sistemle arttıracaktır.”

Efendimiz ’in (SAS) mübarek beyanıyla, ‘eşyanın hakikatine ulaşmak’ da ancak eşyanın yüzündeki perdeyi kaldırabilme gayretleriyle mümkün olacaktır. Eşyanın yüzündeki perdenin ve bu perdenin hikmetlerinin farkında olmak ise, eşyanın hakikatine ulaşmada temel şarttır.

Eşyanın hakikatine ulaşmak sabır ister

Sabır hakikat yolculuğunda göze inen perdeleri açar

Onlar ki bıraktıkları eserlerle ölümsüzlük şerbetini içerler

İşte o zaman çocukların uçurtmaları takılmaz tellere

Çocuk bakışlarında ekmek kokar bizim eller

İşte o zaman ölüm yaşamak olur eşyanın hakikatine erenlere

ADİLCE:

Sabır, Hz Ali misali düşmanını bile tereyağı ve bal beslemektir.

Aşk seni, sen olduğun için değil; sende zuhur ettiği için,

Senlik, benlik davasından vazgeçmektir.

Hayat ne, nesnel, ne de öznel

Eşyanın hakikatine erebilmektir

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı