Gerçek Kulis - Adil Giray GAZETECİLER AYAKTA ÖLÜR
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 10.01.2014 - 20:55

GAZETECİLER AYAKTA ÖLÜR

Alın terini yalnızca yazma sevdasının akıttığı yıllardı.

Dostluklar henüz yenilmemişti riyaya.

Bir umuda uzanır gibi uzanır kaleme, yine dünyaya dokunur gibi dokunurduk daktilonun tuşlarına.

Pembe hayaller savrulur kelimelerin dansında, kan çanağı bakışlarımız yorgun sancıları sevda süzgecinden geçirir; en doğru haberi imbikten damlalarla taşırdık gazete sayfalarına

Çocuktum, kanı gömleğimize, alın terini işimize sildiğimiz; kederi tasayı zemzem diye içtiğimiz yıllardı.

Gece vardiyasında bir adamın peşinde dolaşırdık.

Basın camiasında herkes birbirini tanır, her hafta sonu bir araya gelinirdi. Futbol panayırının kurulduğu maç günlerini ise asla kaçırmazdık. Ustalar birbiriyle yarışırdı, tükürük köfte ısmarlamak için.

Evlatların gibi bakardın bizlere, hesabı hep sen öderdin. Sen ki sevdamızın gazeli, senden öğrendik, Allah’a ısmarlamanın önce kula ısmarlamak olduğunun erdemini.

Saman kâğıdı kokan, tütsülü matbaada en güzel haberler gül yüzünde yansırdı sayfaya... Bakışlar çalışma ahlakını aşka dönüştürürdü

Gazetecilik başlı başına bir meslekti.

 “Laf olsun, torba dolsun” tarzında, boş vakitlerinde, yazı yazanlar yoktu. Kâğıda damlayan mürekkebin kokusunu ciğerlerimize çeker, yazıyı koklar, sonra verirdik dizgiye.

Şimdi, haberlerin çoğu hazır indiriliyor internetten, kalemi, kâğıdı, mürekkebi bir köşede meyus bıraktık.

İlk işin, son iş olduğu o yıllarda, herkes çalıştığı gazeteyle özdeşleşir, yanında çalıştığı ustasıyla tanınırdı.

Büyük küçüğüne, küçük büyüğüne basın ahlak ilkesiyle yaklaşırdı.

Kıyafetimizden kişisel bakıma kadar; sonsuz bir sorumlulukla dolaşırdık haber kokan sokakları.

Şimdi ulu orta kavga ediyor kocaman adamlar. Hasret kokan mürekkep, gözyaşı damlayan yazılar yetim kaldı. Ayaküstü tüketirken ayaküstü yazıyoruz, aslında tükeniyoruz.

 Ne olur affedin bizi

Vakitsiz ölen gazeteciler gelir aklıma, duruşları, okura olan saygıları, kendi elimle kırarım kalemi. Sonra mayelenir bakış; yazarlığımdan utanırım.

 Siz böyle vakitsiz gitmemeliydin...

Çektiğimiz fotoğraflar, gök kuşağında beklemiştir poz vermeyi, ilkyazı ise beklemelerin durulduğu bir göl olurdu.

Eskiden öyle kolay değildi her habere imza atmak. Oysa kaktüs dolu sahralarda bizi bir başımıza koyup, dönmemek üzere gittiğinizden beri, yorgun düştük kavgalardan, yenildik internette, hazır resimlere…

Biz önce kendimize, sonra birbirimize küstük

Vakitsiz Gidiş

Basiretlerimiz ufuk ötesine bağlanırken,

Annesiz çocukların hüznünü bırakıp ardın sıra,

Sonbahar yağmurları henüz düşmeden saçlarına,

Bu vakitsiz gidiş nereye usta?

Gök kuşağının kırmızı rengine takıp düşleri,

Tüm yıldızları toplayıp gökyüzünden,

Bir haber peşinde koşarcasına,

Böyle hızlı, böyle apansız,

Böyle gitmek var mıydı be usta?

Şimdi, gökyüzü kapkaranlık…

Seninse yıldızlar ceplerinde…

Yokluğunda güvercinlerin

Ayaklarına bağlıyoruz sevda şiirlerini.

Gazeteciler hep ayakta ölür usta,

Gazoz kapaklarına yazılsa da isimleri…

Sen dönülmeze giderken, üşüyor düşlerim.

Yok, artık kaleme doğru yazmayı öğreten ellerin

Şimdi nihavent bir şarkıdır yokluğun, kalem kırık

Herkesin gittiği yere sen çok erkenden gitmişsin,

Sevdalı gözlere saklanmış yüzün, yok artık!

Böyle gitmek var mıydı be usta?

GAZETECİLER GÜNÜ (10 Ocak) nedeniyle,bu hafta ki, yazılarımı  Basın dünyasının büyük değerleri, erken kaybettiğimiz basın emekçileri “Mehmet Gazel,Orhan Samur,İbrahim Sur,Ali Akgül Ustalara ithaf ediyorum.Ruhları Şad olsun!

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı