Gerçek Kulis - Adil Giray SÖYLEYENE DEĞİL SÖYLETENE BAK
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 31.12.2013 - 14:28

SÖYLEYENE DEĞİL SÖYLETENE BAK

Hafta sonu Konya Âşıklar derneğinin misafiriydik. Halk ozanlarının geçen ay içinde icra etmiş oldukları Konya Programı “DVD” sini hediye ettiler. Halk ozanlarımız âşıklar şehrinin başkenti Konya’mızda çok güzel bir program yapmışlar. Özellikle Programın bir parçası olarak Çumra şeker Entegre Tesislerine düzenledikleri gezi sonrası bu tesislerden aldıkları ilham ile bizim yapamadığımızı yapmışlar. Az ve öz sözle devasa yatırımları çok güzel anlatmışlar. İnsanların takvim yaprağını bile okumadığı bir asırda bizler, ne yazık ki eskiden kalan bir alışkanlıktan olsa gerek bazen kelâmı, yüklemi özneye yakıştırma adına gereğinden fazla uzatıyoruz. Oysa işin erbabı halk ozanlarımız işin öznesi asrın lideri ve de onun alın teri ile harmanlanmış ıslak imzası bulunan tesisleri çok güzel anlatmışlar.

“Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz...

”Güzellik algısı izâfî ve herkesin 'güzel' algısı farklı gibi görünmektedir. Güzellik algısının izâfî görünmesi normal ve fıtrîdir. Önemli olan bu algının seviyesini yükseltmektir ki bunu yükseltmek veya düşürmek insanın kendi elindedir. Güzellik algısı, kişinin yaratıcısı ile olan ilişkisine bağlı olarak tıpkı Çumra Şeker Entegre Tesislerinde olduğu gibi, rafine olur ve seviyesi de yükselir. Kişinin Yaratıcısı ile olan ilişkisini, O'na (Allah'a) gerektiği gibi îmân etmek olarak ifade edebiliriz. Takvâ ve iman, kişinin ruhunu incelttiği, amellerini düzgünleştirdiği gibi, buna bağlı olarak bedii zevklerini de geliştirir ve yükseltir.

 Güzel bakan güzel görür. Güzelliği karşılık beklemeden toplumla buluşturan “sanat toplum içindir” kaygısı ile sanatlarını icra eden ozanların ilhamları mülhemdir. Onlar şan şöhret, para, için değil; Allah rızası için gördüklerini topluma model olması için kaleme alırlar.  Çetin yolları aşan insanların yaşadıkları zorlukları ve de kazandıkları başarıları en iyi onlar anlatır.

Nasıl dünlerde kurtuluş savaşını ozanlarımız, tarihimize en mümtaz şekilde kazımışlar, bayramlarımıza kutlamalarımıza mili ruh ve heyecan katmışlarsa; bugünlerde de verilen istihdam mücadelesini de; en yalın haliyle yine onların tarih sayfalarında taçlandıracağına inanıyorum. Onun için tarihimizin bu mütevazı tanıkları halk ozanlarımızın bıraktıkları eserleri çok önemsiyorum.

Âşıkların şiirlerine baktığımızda Anadolu insanının hayat tarzını büyük ölçüde görürüz.

 İnsanımızın yemek tarzını, giyim tarzını, düğünlerini, eğlencelerini, ölümlerini, aşklarını, kara sevdalarını çok saf bir dille anlatan âşıklara çok şey borçluyuz. Geçmişe dair kültürel bir araştırmada, başvurulacak ilk kaynaklar arasında âşıkların eserleri gelir. Halk ozanlarımız sevdalısı oldukları toplumun hayrına yapılan her şeyi karşılık beklemeden hayranlık uyandıracak şekilde dillendirirler. Bu gelenek yine değişmemiş. Halkın gönül elçileri ozanlarımız, üreticilerin duygularını ve düşüncelerini, ortak uğraşlarını, geçim yollarını, mutluluklarını, kazandıkları başarılarını bu başarıları kazanırken Sayın Recep Konuk’un ortaya koyduğu üstün mücadele ve başarıyı çok güzel saza dökmüşler.

Bir darbı mesel vardır “fazla söz Kuran-ı Kerim’e yakışır” bu düsturdan hareketle sözü fazla uzatmadan, sözü erbaplarına, yani söz ustalarına bırakalım. Her biri ayrı bir manşet, slogan… Olacak sözü saza dökmüşler:

 Âşık Kazanoğlu: “Bilmem ne söyleyeyim söz serasında, Konya ovasının düz serasında, Âşıklar gezerken nazar eyledi, röportaj yaptılar muz serasında”

Jeopolitik konumu gereği tarıma elverişli ülkeler arasında yer alan Türkiye'nin tarım politikalarını iyileştirerek ve yatırımlara öncelik vererek bu şansını kullanılması gerektiğine dikkat çeken ozanlar, tarım sektörünün Konya Şeker ile birlikte yapısal bir değişim geçirdiğini bunun da Tüm ülkeye örnek olmasını istiyorlar.Ve değişimin ustasını şiirleriyle selamlıyorlar.

Âşık Bilal Ersarı “Aslın asaletin özü ondadır. Çalışkan meşalenin közü ondadır. Âşıkların şirin sözü ondadır. Selam olsun Recep Başkanımıza”

 Konya Şeker de kurulan çağdaş tarımsal işletmeler ozanlarımızı hayran bırakmış. Bunları gittikleri her yerde dillendireceklerini ve Böylece önceliği verimlilik olan ve riski yöneten Entegre işletmelerinin oluşturulacağını belirten ozanlar, Tarıma önem veren insanlara yönelik desteklerin büyük oranda artırılmasını istiyor.

Âşık Rahim Sağlam:Rahim Sağlam çalışanlar ah olsun. Konya’nın her tarafı bağ olsun,
Recep Konuk Başkanımız sağ olsun, Türkiye’nin gururudur Torku’muz

Âşık Kul Nuri:Bütün dünya örnek alsın buradan, Türkiye’nin gururudur Torku’muz,    
Konya Ovası’nda geldik yan yana, Biz buradan ulaşırız her yana, Selam olsun buradan Recep Başkan’a.

Âşık Rahim Sağlam:
Çalışanlar emeğini göstermiş. Bu kadar insanı böyle beslemiş. Koskoca ovayı bakın süslemiş,
Türkiye’nin gururudur Torku’muz.

Âşık Bilal Ersarı:
Âşık Bilal barıştılar. Engelleri hep aştılar. Recep Başkanla coştular. Çumra Şeker Fabrikası

Türkiye, özellikle Anadolu, tarih boyunca çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Bu uygarlıklarda tarımsal faaliyetler, bölgenin iklim çeşitliliği nedeniyle çok çeşitli alanlarda yoğun bir şekilde yapılmıştır. Ozanlar uygarlığın beşiğinde en çok ithalata serzenişte bulunuyorlar. Bu vesileyle de; ithalata dur diyen fabrikalara söylüyorlar en güzel deyişlerini

Âşık Ensar Şahbazoğlu:
Şahbazoğlu kurutalım. Tüm dünyaya tanıtalım. İthalatı unutalım. Çumra Şeker Fabrikası.

Âşık Berham Akdemir:Berham bilir söz demeyi, Yedik çok güzel yemeği,
Recep Başkan’ın emeği, Çumra Şeker Fabrikası.

Fazla mütevazılık uşaklara mahsustur.

Bu kadar içten güzellemeyi dinledikçe hem duygulanıyor. Hem bir gerçeği hatırlıyoruz. Marifet iltifata tabidir. Anadolu da güzel olan her şey zamanla şiire, gazele, destana dönüşüyor. Anadolu insanı yapılan hiçbir şeyi es geçmiyor, esinlenleniyor. Geleceği kurgulayanlara en büyük miras olarak da bu esin kaynaklarını bırakıyorlar. İngiltere de bulunduğum yıllarda onların bir sözü dikkatimi çekerdi: “Fazla mütevazılık uşaklara mahsustur.” Kim bu coğrafya da yapılanları anlatmak da tevazu gösterirse göstersin, ben göstermeyeceğim. Güzeli ve güzel olan şeyleri yazmaya devam edeceğiz. Yoksulluk, üretmeden tüketenlerden kaynaklanır. Üretmeden tüketenlerin başında da, paradan para kazananlar vardır. Onlar her yerde, üretmedikleri kaynakları tüketirler. Sayın Recep Konuk gibi üretim aşkıyla yoksulluğa karşı başarılı şekilde mücadele edenler ise, halkın dilinde işte böyle türkü olur ülkemin aydınlık yarınlarına hane, hane yayılır.

Adilce:Bir sevda nasıl Anadolu'da destan olur anlatılırsa, Sayın Recep Konuk'un memleket sevdası, özveri ile kurduğu tesisleri görenleri aynı aşk ile yakıyor. Bu memleket aşkı onda oldukça, aşk ile kurulan tesisler daha çok insanı kendine hayran bırakacak, Anadolu bu şiirlere, dualara mazhar olan liderler sayesinde hızla dünyada hak ettiği yeri alacaktır

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı