Gerçek Kulis - Adil Giray ADİLCE YENİ YIL
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 01.01.2012 - 08:07

ADİLCE YENİ YIL

Eskiden portakal, patlamış mısır, tombalayla T.R.T ekranına yapışmış vaziyette yeni yıla girerdik.

 Evet, yıl 2012,ne metrelerce yağan kar. Ne de yüreğimizin renginde kartpostallar hiç birisi yok artık Ya çıkarsa, diye dolaşan uğuru mahallemize getiren piyango bileti satanlar, Bozacı, kahverengi elbiseli düdük sesi, mahallenin rengi bekçi Murtaza, gece on iki de tüm ülkeyi öpen Nesrin Topkapı da yok...

 Hepsi tombala oynarken uykuya yenik düşen ninelerimizle birlikte sessizce çıkmışlar hayatımızdan.
Her şey ama her şeyin değiştiği gibi maalesef eski yılbaşılar da eski güzelliği ve birleştiriciliğinden çok uzaklar da…
Değişmeyen ise dört şey var! Dört gözle beklediğimiz
1)    Milli piyango kültürü, yılın son günü hayalle uyuyup, sabahında ise milyonların düş kırıklığı yaşaması… Ama her şeye rağmen düş satın almak güzel diye kendini avutması. Sonra Millet olarak büyük ikramiye kazananı merak etmemiz.
2)    Büyük ikramiyenin çeyrek bilete çıkması
3)    Nimet abla geleneği ve Şehrin yarısının İstanbul’dan bilet alıp sonra da bu şehir kutsal, ikramiye çıkmaz geyiğinin konuşulması
4)    Yılbaşı tartışmaları ki ben de bu geleneği sürdürmek adına biraz dan bu konuya gireceğim.Bakın girdim bile…Çünkü bu yılda bir müftümüzün kıvılcımı yakmasıyla yine tartışmaların ortasında bulduk kendimizi
Önce Noel Baba geleneğinden başlayalım çünkü ben bu bizden olmayan, Noel Baba, Palyaço, Barbie… Ne varsa gıcığım. Bir de yılbaşı öncesi mağazaları süslemez mi fena halde bozuluyorum. Oysa ben Avrupa’yı gezdim Kurban Bayramı öncesi, mağazalarda koyun süslemesi hiç görmedim.
Birde, pazarlarda hindi satanlar(Güneydoğuda satışı en fazla) Çam ağacı süsleyenler(İstanbul) benim içimi burkan tespitlerim. Hele kendi değerlerimiz Keloğlan, Nasrettin Hocayı, Karagözü… Unuturken Noel Babaya sarılıyoruz ya?
Aklıma Türk filmi tadında şöyle bir replik geliyor.
Baba, baba Noel baba
Hayır, oğlum senin baban Nail ve o bir melekti siz değerini bilemediniz.
Şimdi ise Küstürdüğümüz hiçe saydığımız kendi kahramanlarımızla karşılaştıralım isterseniz Noel Babayı
Noel Baba büyücü, tılsımcı kolay yoldan, hayatı kazanan ve dağıtandır. Keloğlan ise mücadeleci ruh güçlüklerle savaşandır.
Noel Baba, gökyüzünden önce oyuncak sonra bomba dağıtan bir kültürün temsilcisi, Hacivat ile Karagöz ise gölgesine bile asil duruş yansıtan bir milletin temsilcisidir
Noel Baba, “hayali”dir, çocukları “gerçeklikten koparır… Hz Mevlana’nın ise, elle tutulan gözle görülen bir felsefe anlayışı var.
Çağdaş Noelciler, Irak ve Filistinli bebekleri sevmez. Bacalardan misket bombası atar. Bubi tuzağından satın alana, “promosyon” olarak “ceset torbası”nı sıkıştırırlar.
Noel Baba; babalığını görmediğiniz babalardandır. Ama Somuncu Baba, babalığını hakkıyla yapar!
Bizde yılbaşı eş dost yakın arkadaşlar toplanıp; meyvedir, kektir börektir, kuruyemiştir, çay kahvedir gibi atıştırmalarla keyifli sohbetler edip birbirimize iyi dilekler sunduğumuz hoş bir akşamdan ibarettir. Sadece keyfine oynanılan tombalanın kime ne zararı olabilir?
Veya bunun neresi Hıristiyanlık oluyor.Yani basit bir akşam toplanıp keyifli hoş zaman geçirmeyi Hıristiyanlıkla bağdaştırmak bence çok yanlış. Bu gece arkadaşlardaydık, çok hoş keyifli bir birliktelik oldu. Bunları aşmamız lazım artık.
Diyenleri de duyar gibiyim.
Bence sizde haklısınız iş buraya kadarsa tamam, benim mücadelem kültürümüzü yozlaştıran, çam ağacı kesip-alıp Afrika da veya ülkemizde onca aç insanlar varken birde bu çam ağacını süslemeye tonla para harcayan, birbirlerine mutlu NOELLER diyerek, çılgınca alkol tüketip Yeni yılı Noel’le karıştıranlar Asıl yanlış bunları yapmaktır.
Biliyor musunuz? Noel yortusunda da Filistinliler İsrail tarafından ülkelerine ve evlerine sokulmuyorlar. Bununla da kalmıyorlar Hüccac üzerine ateş açıyorlar.
Bu manzaralar aslında Selahaddin Eyyübi döneminde Müslüman hacıları katleden Reynauld of Chatillon’dan beri tanıdık ve ortak tarihin bir parçası. Unutmayalım Kudüs’ün fethi Miracın armağanıysa; işgali ise bir Noel hediyesidir.
Müslümanlar da Miraç yerine Noel’i kutladıkları sürece makûs talihimiz değişmeyecektir.
Ne zaman müminler miraçla ve namazla yeniden tanışırlar ve iç dünyalarını mamur ederlerse o vakit düzene de çözüme de haiz olurlar. Tih’teki modern yolculuğumuz bittiğinde yine Miraç’a ulaşacağımızdan kuşku yoktur.
Sözün özü;ayağını sıcak tut başını serin, hayatını yaşa düşünme derin!.. Fakat unutmamak gerek ki, hayatını düşünmeden yaşayanların sonunda duydukları pişmanlık çok derin oluyor; hâlbuki bu derin pişmanlığın hiçbir faydası olmuyor. Öyle ise gelin biz hayatımızı düşünerek, hesabını yaparak yaşama kararı alalım yeni yılımızda.
Hesabını verebileceğimiz nice yeni yıllar dileğimle…
Noel’iniz değil ama yeni yılınız kutlu olsun

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı