Gerçek Kulis - Adil Giray DOSTLUK ÜZERİNE
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 12.10.2013 - 16:54

DOSTLUK ÜZERİNE

Modern zamanlar en çok dostluğu öldürüyor. Komşuluk ilişkileri çoktan yenilmiş zamana

Akrabadan bile yakın saydığımız, baba dostu, ahretlik… Gibi buram buram, samimiyet, sevgi kokan kavramsal yaklaşımlar, ahretlik olmuş durumda

Tüketim toplumunda hiçbir şeyi harcamıyoruz, dostlukları arkadaşlıkları harcadığımız kadar, etrafımız dostlukları, sevgileri… Kölelikle karıştıranlarla dolmuş taşmış durumda

Yani sizin anlayacağınız, isteklerini yerine getirdiğimiz zaman, etrafımızı saran dostlar,

Bir “hayır” demeye görün; bir zor durumda kalın, asıl o zaman sarılıyorlar size, yılanca ve yaşanılan her şey oluyor, yalanca

Hâl böyle olunca dostluk kavramını sorgulayalım, istedim bu yazımızda, şiirce, menkıbece…

Kaybolup giden vefaya, ayaküstü tüketime, yenilen dostluklara…

Kendi penceremizden bakalım istedim Adilce

                              ****

Dost, dostu sona değil, sonsuza götürendir

Aşk ile kendinden uzaklaştıran değil

Aşk ile kendine getirendir.

            ***

Dost dostu beklentiyle, inleten değil

Dualarıyla içinde ki gülleri diriltendir

Dost dosttan uzaklaştıkça

“gözden ırak olan, gönülden de uzak olur” diyen değil

Nereye gidersen git, kalbim seninledir, bilincindedir.

                  ***

Dost dostun gönül harcına inşa

İnşallah dedikçe onunla yürek devletini imar edebilendir.

Dost dostu, kendinden alıp götüren değil

Kendi iç yolculuğunda ışık tutarak, gerçek dosta doğru refakat edebilendir

                      ***

Dost dostu, istekleri için dize getiren değil

Tespih tanesi misali çeken

Çektikçe dizden bize, kıyamda başlayan yolculuğu secdeye getirebilendir.

                   ***

Dost dostun ne kölesi ne aynası

Ne de aynı pencereden baktığı gözleridir.

Dost dostta görmez hiçbir şeyi

Eğer yoksa kendini, kendinde gören gözleri

Dost dostun kendisidir.

Aynı yürekten beslenir

         ***

Dost dostun, kirli kanını kendi yüreğinde temizleyebilendir.

Dost, dostta, doksan dokuz tespih tanesi

Dost dostun elinden tuttu mu?

Yüreği ile çeker ondaki her nefesi

Elhamdülillah dedikçe

Dost, dostu şükür vesilesi olarak görebilendir.

                             ***

Dost perde değil, perdeleri açıp hakikati gösterendir.

Abdullah bin Mübarek Hazretleri, kötü huylu bir kimseyle yolculuk yapmıştı. Seyahatleri bitip ayrıldıklarında Abdullah bin Mübarek içli içli ağlamaya başladı. Bu hâle şaşıran dostları:

“– Neden ağlıyorsun? Seni böylesine mahzun eden şey nedir?” diye sordular.

 O kadri yüce Hak dostu, bir iç çekti ve nemli gözlerle:

“– O kadar yolculuğa rağmen beraberimde bulunan arkadaşımın kötü hâllerini düzeltemedim. O biçarenin ahlâkını güzelleştiremedim. Düşünüyorum ki; acaba benim bir noksanlığımdan ötürü mü ona faydalı olamadım? Şayet o, benden kaynaklanan bir hatadan dolayı istikâmete gelmediyse, yarın hâlim nice olur!” dedi ve hıçkırıkları boğazında düğümlenmiş bir vaziyette ağlamasına devam etti.

Adilden HİSSE: Dostluklar daima manevi açıdan faydalı bir maksat üzerine bina edilmelidir. Buna göre Salihlerle dostluk ve ülfet, onlardan istifade için; Salih olmayan ve hatta noksanlıkları bulunan manen zayıf kimselerle dostluk ve ülfet ise, onlara faydalı olabilmek için olmalıdır. Zira manevi faydadan uzak ve sırf gafletle örülmüş dostluklar, iki dünyayı da mahvedecek bir zarar demektir. Ve bu zararın en hafifi dahi: “Kır atın yanında duran, ya huyundan ya suyundan!” meselince bir akıbet yaşatır. Diğer taraftan noksan ve eksiği bulunan kimseleri istikâmete yöneltirken takip edilecek üslûp, menfi bir netice karşısında onları rencide etmek değil, acaba bende bir kusur var mı, diye nefsi muhasebe etmektir. Zira eğer bizden kaynaklanan hatalar ve eksiklikler dolayısıyla muhatabımızı doğru yola sevk edememişsek, bunun hesap ve vebali çok ağır olur.

Gaye, perde olmak değil, perdeleri açıp hakikati gösterebilmektir.''

Bu vesileyle dostça kalın, Mübarek Kurban Bayramınız Kutlu olsun!

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı