Gerçek Kulis - Yavuz Çolak İLME HİZMET EDEN BELDE; HADİM… (2)
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Yavuz Çolak 20.08.2013 - 09:26

İLME HİZMET EDEN BELDE; HADİM… (2)

Hadim ve Hadim Kirazı hakkında düşüncemi paylaşmak, gördüklerimi okuyucuma aktarmak üzere bir kere daha karşınızdayım. Günümüz Hadimi’ni anlatabilmek için, kirazdan önce ve kirazdan sonra diye konuyu ikiye ayırmak gerektiğini düşünüyorum. Dünkü yazımda daha çok kirazdan önceki Hadim’den söz etmiştim, bugün de kirazın yol hikâyesiyle sözü bağlamaya çalışacağız.

Bayram öncesi, 6 Ağustos 2013 tarihinde, Enformasyon biriminden çalışma arkadaşım Münir Hocamla birlikte Hadim’deydik. Torosların zirvesinde gerçekleşen kiraz mucizesine yakından bakmak, son turfanda kirazların hasadında gözlem yapmak amacıyla kamera ve fotoğraf makinelerimizle düştük yollara. Eskiden iki buçuk üç saat süren yolculuğumuz, yeni yol çalışmasından sonra bir buçuk saate düşmüştü. Özlemişim dağ havasını; uzun zamandır gitme fırsatı bulamadığım güzergâhta, yeni yolların yapımına sebep olan herkese dua ettim.

Hadim’e varışımızda, önce İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğümüzü ziyaret ettik. İlçe Müdürü İsmail Dayandı ve teknik personelden kiraz hakkında çok önemli bilgiler aldık. Daha sonra gruba Hadim’in önder çiftçilerinden Yaşar Çolaklar da katıldı. Ekibimize rehberlik edecek, fikrine başvurulacak bir yetiştirici olarak, çalışmalarımızda kendisinden çok faydalandık gerçekten. Yüksek rakımlı tepelerde yer alan bahçesinde, çekimler yapıp bilgiler aldık. Bizi daha sonra, 2000 metre seviyesinde yer alan büyük bir bahçe tesisine götürmüştü. Bu tesisin, Hadim’in zirve noktasında kurulu olduğunu, yatırımcının dışarıdan geldiğini ve profesyonel bir yönetimle idare edildiğini söyledi. Hasadın tamamlandığı tesiste, bayram arifesinde olduğumuzdan olsa gerek, kimseyi bulamadık. Meşeliklerin arasından dolana dolana çıkıp geldiğimiz bu nokta, inanılmaz bir seyir zevki sunuyordu insana. Hadim’in çatı katına çıkmış gibiydik, kuş bakışı her yeri görüyor, bolca fotoğraf çekiyorduk. Dikkatimi çekenler şunlardı; son bahçe tesisinden sonra, yani kiraz ağaçlarının bitiş noktasından sonra tepeye kadar hiçbir bitki örtüsüne rastlanmıyordu. Yani insanımız bitki yetişebilen son noktada dahi üretim yapabiliyordu. Aşağılara doğru baktığınızda; teraslanmış arazilerin alt alta sıralandığı yamaçlarda, kiraz bahçelerini sulayan, içinde renk renk naylon serilmiş toprak su havuzlarını görüyorsunuz. İnadına üretim bu olsa gerek! Şartlara meydan okuyan çiftçimiz engel tanımıyor ve bunun adına destan yazmak denir herhalde.

Sözün özü, insanımız o dağların başında imkânsızı başarıyor ve dünyanın en güzel kirazını yetiştiriyor. Öyle böyle değil; ‘Hadim Kirazı’ namıyla marka olmuş durumda ve ünü dünyayı sarmış vaziyette. Albenisi yüksek, özgün tadı ve aromasıyla; iri, sert ve dolgun yapısıyla bu kirazın piyasada rakibi yok. Tescili için çalışmaların son aşamaya getirilmiş olduğunu öğrendik. Bu mucize ürünün hasadı, her yıl Ağustos ayının ortalarına kadar sürerken; bazı seneler mevsim şartlarına göre, Eylül ayına kadar uzandığı oluyormuş. Eylül ayında dalından kiraz koparıp yediğinizi düşünün! Bunun adı mucize değilse, nedir? Neredeyse bağ bozumu mevsiminde dalında kiraz, hayret doğrusu. Bir ürün ya erken piyasaya girip avantaj sağlamalı, ya da sezon sonunda rakipsiz kalmalı ki, para etsin. Fakat bu avantaj ortadan kalkmış ve bu yıl Hadim’de üretici umduğunu bulamamış. Bunun sebeplerini araştırdığımızda, bir yığın problem çıktı karşımıza…

Hadim İlçe Tarım Teşkilatından, üreticilerden, komisyoncu, tüccar ve konuya dâhil olan herkesten görüş almaya çalıştık. Bu yıl rekoltenin oldukça yüksek olduğunu, 10 bin tonun üzerinde ürün aldıklarını bildirdiler. Ürünün yüzde sekseninin ihraç edildiğini ve en büyük alıcının Rusya, daha sonra AB ülkeleri ve Suudi Arabistan olduğunu söylediler. Kalan ürünün iç piyasada, özellikle İstanbul piyasasında alıcı bulduğunu öğrendik. Bu yıl ürünün sık ve çok fazla olması yüzünden, kirazın fazla irileşemeyip düşük kalibrede kalması biraz olumsuzluklara sebep olmuş ve ihracatı da etkilemiş. Fiyat aralığı 3-5 lira seviyesini pek aşmamış ve ortalama fiyat üçbuçuk lirada dengelenmiş. Maliyetin üç lirayı bulduğunu söyleyen üreticiler, geçmiş yılları aradıklarını söylediler…  

Çözüm önerilerini sorduğumda; birlik veya kooperatif çalışmalarını istenen seviyeye bir türlü getiremediklerini, güç birliği edemediklerini dile getirdiler. Sebze, meyve hali organizasyonunu bir an önce tamamlamaları gerektiğini; toplama zamanında kasa temininde yaşadıkları kargaşanın ortadan kalkması gerektiğini, müstahsil-tüccar ilişkisinin rayına oturtulmasının şart olduğunu, görüştüğümüz hemen herkes dile getirdi. İlçede bir üretici birliği kurulmuş olmasına rağmen, aktif hizmetler verecek duruma bir türlü getiremediklerini ve halkı heyecanlandırıp peşine takacak güçlü önderlere çok ihtiyaçlarının olduğunu düşünüyorlar...

Yerim daraldı, konuyu bağlamalıyım ama önder demişken; Hadim’de kirazın yol hikâyesinin ne zaman ve kimler tarafından başlatıldığını da sormuştuk.

İlk meşale 70’li yıllarda yanmış ve olayın kahramanı birden fazlaymış. Bize söylenenlere göre; Hakkı Tezcan, Ahmet Gürbüz, Hasan Kabayel, Yaşar ve Mehmet Çolakoğlu… O insanların karşısında saygıyla ve minnetle eğiliyor, taht kurdukları gönül köşemizden hepsine selam gönderiyorum hepimiz adına…  

            

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı