Gerçek Kulis - Adil Giray HAYAT BAKIŞLARINDA SAKLI
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 07.08.2013 - 12:58

HAYAT BAKIŞLARINDA SAKLI

Hayatın sorduğu sorulara karşı, öyle uzun cevaplarım olmadı benim.
Okuyup yazdıkça hiçliğinde çok şey buldum hayatın. Birilerine hiçlik zulüm gelse de, Sufiye çokluk olan hayata dokundum.

Öyle zor bir soru değildi hayatın anlamak. Hayatın içinde kendini bulmak

Âdem, olmak alemi anlamaktı, Havva’yı suçlamadan

Ali olmanın bile bedelini isterdi Kerbela’da hayat

Yusuf olmak isteyeni ise, kâh Derh’in kuyusunda, kâh zindanda sınardı, hayat
Çünkü hayat denilen kısa metrajlı filimde, kim ne yaparsa yapsın bir seyreden vardı.

Varsın balık bilmesin, Halik bilmesi yeterliydi. Öyle öğretmişlerdi.

Musa’nın Tur Dağı’nda görmek istediği, bizi seyrediyordu ya, işte bu bize yeterdi.

Hem buğday eken, asla arpa biçmemişti bu âlemde,
Bir varmış, bir yokmuş. Varla yok arası hesabın yapılmadığı bir dönemde kovulup, gelen birer mülteciydik paylaşamadığımız bu âlemde.

Belki de bu yüzden, ne zaman sahiplenmeye kalksak bu âlemi,”bir âlem oluyoruz”  bir gurbet hüznü hayatın anlamını siliyordu yüreğimizden.

Bir cümle ile cümle âlemin kalbini inilebileceğini, daha o zamanlarda fısıldamıştı hayat kulağımıza.
Çok genç yaşta öğrenmiştik, hayat bir dokunuş, samimi ve özden bir söz!

Ama asla ağır bir roman olmadığını
Zaten bakıyorum da ağır romanlardan kalanda en çok bir cümle
Şimdi ise öyle mutluyum ki, dokunduğum, benimle aynı şehirde doğan bir ürünün gerçeğe dönüşen reklamını, hayatı paylaşırken sizlerle paylaşacağım.

Çünkü toplum olarak hayatı hep bir çikolata ile paylaşmadık mı?

Bayramlar, kız istemeler, barışmalar, ziyaretler onunla taçlanmadı mı?

Üstelik bu marka içimizden çıkmadı mı?

Kısa zamanda tüketiciye kendini kabul ettiren, ismi ve cismiyle çok özel!
Ve bizim vefa borcumuz var!
Çikolata hayalleri ile büyüdüğümüz yıllara
Almancıların bir paket çikolata getirecek diye beklediğimiz devlet demir yolu olan,
Çikolata dan evlerin masal olup bizleri uyuttuğu o ninemizin masallarına
İlk kız istemeye gittiğimiz, rafyalarla süslü o ana…
Emeği geçen herkese Allah Razı olsun diyerek
Şimdi yaslanın arkanıza “Torku yiyelim Torku konuşalım”
Rus kemancısı Tatyana Grindenko'nun şefliğinde ve solistliğinde Moskova Eski Müzik Akademisi adlı orkestrayı dinliyorum. “Yaz Gecesi Rüyası” başlıklı, tematik bir program
Biraz sıkıcı, orkestrayı anlamlı kılan ise virtüözün yapmış olduğu anlamlı girişler
İnsanın ruhu dinleniyor. İşte hayatta aynen böyle sıkıcı giderken önemli olan virtüözün çıkışlarını yakalamak
Bitap düşmüş bir kurumdan, altı tane devasa entegre kampus kurmak
On binlerce kişiye istihdam sağlarken, dışarıda kalan işsizleri de düşünmek…
 İşte o sıkıcı yolculuk
Bir terapi olur anlamsız hayatınıza

Hani demiş ya şair; mutluluğu sende bulan senindir, ötesi misafir... İşte bu bizim hikâyemiz

Tarladan sofraya uzanan alın teri olup düşen şiir

Anadolu misali arı duru ve de leziz.

 Hayat bir ağacın dalını koparmak değildir.

 Hayat ne boş laf, ne de ağzına geleni söylemek hiç değildir.

Hayat yol kenarında bir ağaca su vermek, bir yetimi habersizce sevindirmektir.

Hayat kitap okur misali, niyet okumak değildir. Hayat her duyduğuna inanıp, nefretin harcını karmak, siyah düşleri ak sevdalarda aklamak değildir. Kiminle konuştuğun kime hangi bedduayı ettiğinde değildir.

Hayat kimin kalbini kırdığın, durup durmadan nereye koştuğun, farkında olmadan ömrünü tükettiğin ağır zamanlarda değildir.

Şöyle bir düşünün, hayat öyle çok uzun bir kitap değildir. Bana hayatınızı anlatın desem en fazla bir sayfa düşer kâğıda, gözlerinizi şöyle bir kapatın henüz küçük bir çocuğuz, annemizin yamacında…

Hayat tebessüm etmektir bakan her yüze, varsın saf desinler, saf altından olan yüreğinizle düşmanınıza bile gülüp geçebilmektir hayat!

Hayat kırıp dökmeden bir ömrü tamamlayabilme becerisidir.

Hayat desinler diyerek yaşayanların çok çabuk unutulduğu, ölmesini bilenlere ise ölümsüzlüğün sunulduğu sonsuz bir pınardır. Hayat çetele tutmak değildir. Seni kaç kişinin aradığı, kiminle çıktığın, kiminle evli olduğun demek de değildir. Hayat ayakkabıların, saçın, derinin rengi, nerede yaşadığın veya hangi okula gittiğin de değildir. Aslında hayat, notlar, para, giysiler, girmeyi başardığın ya da başaramadığın okullar da, çalıştığın işler de değildir.
Hayat çok arkadaş sahibi olmak ya da yalnız olmak, kabul görmek ya da görmemek de değildir.
Hayat bunlar değildir.
Hayat kimi sevdiğin ve kimi incittiğindir.
Kendin için neler hissettiğindir.
Gıdaya atılan güvenin imzasıdır.
Her şeyden önemlisi hayat Pankobirlik Genel Başkan’ı Sayın Recep Konuk misali iş ve istihdam sağlayarak başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemektir. Olmadı mı öksüz bir çocuğu Torku çikolata ile sevindirmektir.
İşte Hayat torku misali damağımızda arı duru lezzettir.

Tüm bunları niye mi yazdım? Geçenlerde yolumuz Çumra Şeker Entegre Tesislerine düştü.

 Torku Çikolata Fabrikasını gezdik.

Çocukluğum geldi aklıma, Çikolata konulu masallar…

Az mı uyumuştuk çikolatadan ev düşlerinde

Bir akide şekeri almanın, şekerle buluşmanın bayram denildiği o günlere

Velhasıl, o yıllarda çikolata demek, hayat demekti

Belki de bu yüzden çok seviyorum şekerin bu kakao ve Fındıkla buluşma halini,

Ve düşünüyorum damağımıza düşüveren lezzet misali

Hayat gelip geçici

Geçmeyen ise, bu topraklara bırakılan iz çikolatadan yapılan evlerin istihdam neşesi…

Hayat üretenlerin, iz bırakanların güncesi

Ve biz güncemize not tutuyoruz.

Bugün çocukluğumuzun düşleriyle buluştuk, günlerden Pazartesi

Ve ne zaman Anadolu’ya hayat olan liderin gözlerine baksak hayatı görüyor, hayatı yazıyoruz!

Hülasa en çok onun sözleri anlatıyor yaşanılabilir bir hayatı

“Anadolu’nun kalkınmasında, özellikle Türkiye’nin en fakir kesimi olan tarım sektörünün fukaralığının bitirilmesinde bütün coğrafyanın, tümü için sağlıklı gıdanın üretilmesinde, insanımızın sağlıklı beslenmesinde ve dünyaya katılacak huzurda Mevlana diyarı Konya’daki Konya Şeker’in büyümesine bütün insanlığın ihtiyacı var. Konya Şeker verdiği vergiyle, İSO’nun ilk beş yüz içerisindeki sıralamasıyla, çiftçiye, üreticiye katkısıyla, işsize iş olmuş, ekmek olmuş yağmış. Daha dün bitap düşmüş bir tesisten bugün altı tane devasa kampüse imza atmıştır”

Adilce:Hayat bazılarının bakışlarında gizlidir. Çünkü onlar bir toplumun kalkınma eylemini gerçekleştiren eylem cümlesinin gizli öznesidir.

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı