Gerçek Kulis - Yavuz Çolak SU GİBİ AZİZ OLASINIZ… (2)
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Yavuz Çolak 02.08.2013 - 09:36

SU GİBİ AZİZ OLASINIZ… (2)

Geçen hafta başladığımız konuya, sırlar âlemindeki yolculuğa kaldığımız yerden devam ederek; yaratılan tüm canlılara bahşedilen mucize sıvı Ab-ı Hayatı tanımaya, anlamaya çalışacağız. Ayrıca, ot bitmez çölün ortasında, İslâm âlemine bağışlanan en büyük mucize zemzem hakkında merak edilenleri yazmaya gayret edeceğiz…

                                               *     *     *

Eğer suyumuz olmasaydı, uzaydaki milyarlarca gezegende olduğu gibi hayat olmayacaktı! Meseleye yıllarca kafa yoran bilim adamlarının görüşleri şöyle:

Yeryüzündeki hayatın temeli olan suyun oluşabilmesi son derece zordur. Oluşum için suyun bileşenleri olan hidrojen ve oksijen molekülleri bir cam kap içinde çok uzun bir süre bırakılsa, hatta bu gazlar kabın içinde yüzlerce yıl beklese bile hiç su oluşturmayabilirler. Oluştursalar da binlerce yıl sonra kabın dibinde birkaç damla ancak oluşur.

Suyun bu derece yavaş oluşmasının sebebi, oda sıcaklığında oksijenle hidrojenin çok yavaş tepkimeye girmesidir.

Su oluşturmak için oksijen ve hidrojen moleküllerinin çarpışarak birleşmeleri gerekir. Bu çarpışma sonucunda, hidrojen ile oksijen moleküllerinin bağları zayıflar ve oksijen ile hidrojen atomları birleşir. Çarpışmanın sayısı ve hızın artması için çok yüksek ısıya ihtiyaç vardır. Ancak, şu anda yeryüzünde suyun oluşmasını sağlayacak kadar yüksek ısı yoktur. Suyun oluşması için gerekli olan ısı, dünya oluşurken sağlanmış ve dünyanın dörtte üçlük kısmını oluşturan su o zaman oluşmuştur.

Oluşan bu su buharlaşarak atmosfere yükselmekte, orada da soğuyarak yağmur şeklinde yeniden yeryüzüne dönmektedir. Yani yaratılan mevcut miktara yeni bir ilave olmayıp, sadece bir çevrim yaşanmaktadır.

Yeni bir damla dahi olsa su üretemeyeceğimize göre; insanlık olarak yapmamız gereken, mevcut kullanılabilir suyu ekonomik olarak kullanmamız ve bir damlasını dahi israf etmememiz gerekir. Yoksa suyumuz çekiliverirse, bize kim temiz bir akarsu getirir?

Dünya’yı yaratıp yeryüzünü dizayn eden yüce kudret, acaba suya başka hangi özellikleri katmıştı?

Suyun kendine özgü bir termal yapısının olduğunu; bu özellikleri sayesinde, kış ile yaz ya da gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkının daima insanların ve diğer canlıların dayanabileceği bir sınırda kaldığını…

Dünya üzerinde var olan su miktarına, denizlerde ve karalardaki hassas dengenin sırlarına vakıf olmaya çalışan ilim adamları, bu özelliği ile suyun üç yönden büyük önem taşıdığını;

Dünya'nın ısısını düzenleme ve dengeleme görevi yaptığını…

Canlıların vücut ısı dengesini mükemmel bir biçimde koruduğunu…

Meteorolojik çevirimleri desteklediğini kaydediyorlar.

Tüm bu etkilerin, olabilecek en yüksek uygunlukta gerçekleştiğini ve başka hiçbir maddenin bu yönden su ile karşılaştırılamayacağının altını çiziyorlar.  

Ayrıca, suyun akışkanlığının yaşam için olabilecek en ideal değere sahip olduğu; eğer akışkanlığı daha yüksek olsaydı, su, hayat için uygun temel bir madde olma özelliğini kesinlikle yitirirdi deniliyor. Öte yandan, bunun tersi olup suyun akışkanlığı biraz daha az olsaydı; protein ve enzimlerin kontrollü hareketleri imkânsız hale gelecek, hücrenin tüm yaşamsal faaliyetleri fiili olarak donacak ve hücre bölünmesi de imkânsızlaşıp hücre yaşamı mümkün olmayacaktı.

Kanımızın % 95 inin su olması nedeniyle de kılcal damarlar yoluyla taşınması imkânsızlaşacak, yine hücrelerin embriyogenez (anne rahmindeki gelişimi) tamamlanamayacaktı!..

Zemzem Suyunun Esrarı:

Avrupa’da gelişmiş laboratuarlarda yapılan araştırmalara göre, Zemzem suyunun diğer sulara göre çok daha az kükürt taşımakta olduğu... Yine ayni araştırmaya göre, diğer sulara göre çok daha besleyici olduğu ve çok daha fazla mineral barındırdığı tespit edilmiştir.

Zemzem’in kaynağı henüz bulunamamıştır. Nereden geldiği şuan ki teknolojiye göre bile bilinemiyor. Yakınlarındahiçbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklıkta. Bu şartlarda suyunu denizden veya başka bir kuyudan alması imkânsızdır. Nasıl oluyor da yıllardır suyu bitmiyor, bunu kimse bilmiyor.

Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu giderir. Sadece 1,5 metre derinliğindeki ufacık bir kuyudan çıkan su, hac mevsimi boyunca milyonlarca hacının tüm su ihtiyacını karşılamakta ve hiçbir zaman ne azalma ne de kuruma göstermemektedir. İşte sadece bu özelliğiyle bile dünyanın en büyük mucizesidir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün raporlarına göre; Dünya yüzünde, içilebilir en sağlıklı suların başında gelir. Amerika’da yapılan test sonuçlarına göre de Dünya’da içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan TEK su zemzem suyudur...

Mevlâna der ki: “Yeryüzü, Allahın sofrasıdır; yarattığı tüm canlılar da o’nun hane halkıdır” Mecliste dilini, sofrada elini kısa tutan kullardan olmak dileğiyle; cumanız ve kadir geceniz mübarek olsun…

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı