Gerçek Kulis - Adil Giray SEVGİLERİ KÖLELEŞTİRMEYELİM
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 08.07.2013 - 13:40

SEVGİLERİ KÖLELEŞTİRMEYELİM

Manevi bir ilkimin gök kubbesi altına sığınmaya hazırlandığımız bugünlerde sevgi üzerine olsun istedim bu haftaki yazımız.

Manevi aşk yönünden mümbit bir bölgede doğduğumdan mı bilinmez. Hep Aşk ile baktım hayata

Tüm zorluklarına rağmen sevmekten hiç yorulmadım. Fıtratı sevgi üzerine kurulu ömür denilen kısa yolculukta…

 Kimi insan sevmekten korkarken, ben ise hep sevilmekten korktum. Hülasa ne zaman biri tarafından sevilsek hep onun tarafından sorgulandık. Düşünsenize en çok hayatımıza müdahale eden, yargılayan, canımızı acıtanlar güya bizleri sevenler olmadı mı?

Tabi ki bizleri Allah rızası için sevenler yapıcı eleştirenler, model davranışları, tecrübeleri ile hayatımıza pusula olanları ayrı tutuyorum

Konumuz, insanları Allah Rızası için değil de kişisel menfaatleri için sevenler

Günümüzde öyle arttı ki bu sevme özürlü insanların sayısı, üstelik dillerinde sevgi sözcükleri…

Yeter ki istedikleri takımı tutun, siyaseten aynı düşünün, her dediklerini yapın…

Sizden iyisi yok, yeter ki itiraz etmeyin.

Bu kendilerine seven değil de, köle arayanların ruh dünyaları ise hep aynı, nasıl mı?

Bu tipler, sürekli sevgiden bahsederken, kendilerine itaat etmeyenleri hemen kara listeye alırlar. En büyük silahları ise fitnedir.

Peki, modern dünyanın sevgi anlayışında olanların sadece insanlara karşı mı davranışları böyle?

Ne yazık ki hayır. Bu insanlar evde, işte, sosyal çevrede aynı mantıkla hareket etmekte.

Ne vergi verirler, ne bir ağaç dikerler, ne bir iş üretirler…

Lakin konu eleştiriye gelince, sevgi adına ilk onlar sokağa dökülürler.

İşine karışan olmazsa dünyanın en iyi işinde çalıştıklarını iddia ederlerken, biraz zorluk karşısında başlarlar işlerini kötülemeye

Evde ise eşleri her istediklerini yaparlarsa, mutludurlar da, en ufak bir itiraz karşısında ayrılık türkülerini söylemeye başlarlar.

 Modern dünyada sevgi anlayışının geldiği noktayı kısaca özetlemek istedik.

Oysa bu sevgi anlayışı Hz. Mevlana’nın deyimiyle kölelik anlayışıdır.

Şimdi bu manevi aylarda sevgi anlayışımızı sorgulamamızın tam zamanı diye düşünüyorum.

Bizim sevgi anlayışımız nasıl?

Ülkemizi, dostlarımızı, çalıştığımız işi, aşımızı paylaştığımız eşimizi…

İsteklerimizi yerine getirmelerine göre mi seviyoruz. Yoksa Allah rızası için mi? Bizler kusurları, küsuratı hesap eden miyiz? Yoksa kusurları örten mi?

Bakınız, hayatının rengini kaybedenler, başkalarının hayatı ile ilgilenirler. Hayatı yeterince renkli olanlar ise sadece kendilerine bakarlar.

Hz. Mevlana, Dîvân-ı Kebîr adlı eserinde “A yoksul! Hiçbir insanı hor görme!” (diyerek bütün insanları kucaklamak ister. Bunu yaparken çıkış noktası, hepsinin aynı Allah’ın kulu olmalarıdır. Allah, sevgi nurunu bütün âleme yaymıştır. (Mesnevî I, 2634) O’na göre bütün insanlar, Allah’ı her şeyin Yaratıcısı olduğu için severler. Bundan dolayı, Allah sevgisi her insanda bulunur. (Fîhi Mâ Fîh, 207)
HZ. Pir, bitki, hayvan ve insan âlemini tek bir bütün hâlinde görür. Bütün insanları da kendi benliklerine ait farklılıkları muhafaza ederken, barışa ve kardeşliğe çağırır.  O, Müslüman olsun veya olmasın bütün insanlara karşı merhamet ve nezaket hisleri içinde olmanın gerekliliğine işaret eder. Bunun içindir ki kendi dininden olmayan bir insanın bile cenazesi geçerken saygıyla ayağa kalkar.

Onun sermeyesi sevgidir. Ve düşünmeden dağıtır.

Oysa ne yazık ki günümüz insanının çoğu, sevgisini dağıtırken bırakın rengi, ırkı, dili, dinini, siyasi düşüncesini, tutuğu futbol takımından dinlediği sanatçıya kadar her şeyine dikkat etmektedir. En kötüsü de kişisel menfaate uygun sevgi pazarları kurulmaktadır.

KonumuzuŞems-Tebriz-i ile taçlandıralım Başkaları tarafından kınansan, ayıplansan, dedikodun yapılsa hatta iftiraya uğrasan bile, o ağzını açıp da kimse hakkında tek kötü laf etme. Kusur görme. Kusur ört. Hakk’a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı.
Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık, kimi ayrılık acısı çeker, kimi maddi kayıp... Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bundaki hikmeti anlar ve yumuşar, kimimiz ise ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.Aranızdaki bütün perdeleri tek tek kaldır ki, Tanrı'ya saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen HİÇ ol. Menzilin yokluk olsun.İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutanda benlik zannı değil hiçlik bilincidir.
 Osho’dan bir tespiti ile de, bitirelim:  “Gerçek bir eğitim sana rekabet etmeyi öğretmeyecek; yardımlaşmayı öğretecek. Savaşmanı ve birinci gelmeni öğretmeyecek. Sana kendini kimseyle kıyaslamadan yaratıcı olmayı, sevgi dolu olmayı, saadet içinde olmayı öğretecek... “Bu mübarek aylarda rabbim bizleri Allah Rızası için seven, Allah dostlarıyla karşılaştırsın.

Adilce:

Ramazan Ayı, ekmek, Mushaf aşkına, yandıkça aşımıza aşk katar

Çileyi bilmeyen, nerden bilsin çelebiyi

Softanın gözüne çöp, çelebinin gözüne aşk kaçar

Onun içindir ki, kiminin gözünden dünya

Kiminin gözünden ise; Kevser, gözyaşı olur akar

Mecnunun Leylâ’sı hem sahrasıyız

Keremin Aslı’sı hem sevdasıyız

Biz aşkın başı hem noktasıyız

Bizi aşksız bırakma yarabbi

Sabrımıza aşk, pınar olur su katar

Adilce Tespit:Seviliyi beklerken, iftar vaktini hesap edenler, sevgiliye giderken edeceği masrafı düşünenler misali, menzili aşk değil; sığ mantıktır. Sığ mantıkta boğulanlardan değil, aşk deryasında yüzen ölümsüzlerden olalım inşallah! Sevgiliye giderken yolu hesap edenin, Menzili hevestir. Sevgilinin yüzünde gülü görünce kalanın, dilinde yılanı görünce kaçanın aşk, sandığı koskoca bir hiçtir!

Adilce Fıkra:İnsanlar zamanın saygı gören bir hak dostunun beldelerini ziyarete geldiğini duyunca hemen çevresini sarmışlar. Başlamışlar, dinden, sevgiden, erdemden… Konuşmaya

Oysa hak dostu onlar konuştukça,”para olsa iyi olurdu” dermiş.

İçlerinden biri dayanamamış sormuş.

-Bre sen nasıl evliyasın! Biz dinden, erdemden bahsettikçe sen sadece para diyor da; başka bir şeyden bahsetmiyorsun.

Kalp gözü açık olan evliyanın cevabı kısa ve net olmuş.

-Evladım herkes kendinde eksik olandan bahsediyordu. Bende sohbetinize uydum. Kendimde eksik olandan bahsettim.

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı