Gerçek Kulis - Yavuz Çolak OVADA ŞÖLEN VAR
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Yavuz Çolak 16.05.2013 - 15:49

OVADA ŞÖLEN VAR

Şükür kavuşturana; yaklaşık bir aydır ayrı kaldığım okuyucularımla buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum.

Mutluluk deyince; son zamanlarda yaşadığım o güzel duyguların atmosferindeyim hâlâ ve sizlerle de paylaşmak istiyorum izninizle…

Önce çiftçilerimizin düğününden, bayramından başlamak istiyorum. Alnının terini yiyen insanlara adanmış ‘14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’ kutlu olsun herkese. Muhteşem bir Nisan-Mayıs ayı bereketine tanık oluyoruz bu günlerde. İnşallah altın bir yıla dönüşür ve hasatta çiftçimizin yüzü güler. İçinde doğup büyüdüğüm ve hâlâ hizmetinde bulunduğum bu insanların çilesini, hüznünü ve sevincini yaşayarak öğrenenlerdenim. Onlar için, çoğunlukla işler pek yolunda gitmez aslında! Eker tohumunu tarlaya, sürer kuzusunu koyununu ovaya. Rahmetini bekler Yaradanından, göğe bakar umutla Nisan’da Mayıs’ta… Rahman cömert davransa da kulları var fırsatçı; dikilir karşılarına emeği alın terini ucuza kapatmak için, ertelenir umutlar bir başka bahara…

İnatla, sabırla yine de üretmeye devam ederler; gölge etmesek başka ihsan istemezler aslında. Şu cennet vatanın üretenini de tüketenini de mutlu edebilecek bir yol bulunsa keşke; biri üretmese öteki de pazar yaratmasa ekonomi felç olur, onlar her zaman biri birine muhtaç iki unsur. Fakat olmazsa olmazımız, üretmekten başka çaremizin olmadığıdır! Çünkü gıda sentetik olarak üretilebilecek bir madde değildir. İllâki toprağa, suya ve onu işleyecek çiftçiye ihtiyaç var. Atatürk: “Milli ekonominin temeli ziraattır” derken; “Kılıç ve Saban! Bu iki fatihten birincisi daima ikincisine mağlup olmuştur” diyerek konuyu perçinlerken, çiftçilerimizi başımızın tacı ve memleketin efendileri olarak ilan etmiştir. Öyleyse çiftçimize sahip çıkalım; bunu benim de yaptığım gibi lafla değil, ihtiyaç duydukları her atmosferde yapalım. Mesela; onlar için gecesini gündüzüne katarak projeler üreten, ürünlerinin piyasa değerini bulması için tarım-sanayi entegrasyonu kurmaya çalışan ve en zor zamanlarında onların imdadına yetişenler var. İşte onlara sahip çıkalım en başta; menfaat ummadan, karşılık beklemeden hem de! Bu ülkeyi en çok sevenin, işini en iyi yapan olduğunu unutmayalım…

                                                           *     *     *

Ailemizin mutlu gününde; bir babanın-annenin yaşayabileceği en yüce duygulardan birini yaşadık, 10 Mayıs Cuma akşamında. Allah’ın emrine, Peygamberimizin kavline uyarak Kızımız Tuba’nın mürüvvetini gördük elhamdülillah. Rabbim evladı olan herkese, vakti zamanı geldiğinde; oğlu gibi seveceği damat, kızı gibi seveceği gelin nasip eyler inşallah. Aile; hem inancımızda, hem kültürümüzde mukaddestir. Allah hepimizin evlatlarından vatanına milletine bağlı, hayırlı nesiller yetişmesini de esirgemez inşallah…

“Düğün kırk düğüm, kırkını da tek tek çözeceksin ve şikâyet etmeyeceksin” derdi Dedeciğim. “Allah ev yapana ve evlenene kefildir” diye de bir söz işitmiştim bir büyüğümden… Tam isabet vallahi, ne muhteşem sözler bu atasözleri, insan adım adım yaşayarak öğreniyor her şeyi. Aslında yaşadıklarımı oturup ayrıntılarıyla yazmalıyım bir gün. Davetiye vermek için gittiğim Konya Şeker’de Süleyman Çelik kardeşim; “Yavuz Abi düğünü yazsan bir sayıda çok iyi olur; geleneklerimiz, göreneklerimizle birlikte düğünün öncesi, sonrası ve yaşanabilecek güçlükleri, tatlı telaşı döksen bir yazıya, insanımız düşüncelerinden faydalanır” demişti. Unutmadım Süleyman kardeşimin sözlerini, inşallah yazmaya çalışırız bir gün…

Mutlu günümüzde bizi yalnız bırakmayan dostlarımız, çiçek gönderen, mesajlarla, telgraflarla düğünümüzü kutlayan, telefonla bizlere ulaşan ve güzel duygularını paylaşan ey güzel insanlar; duygular vardır anlatılamayan, sevgiler vardır kalplere sığmayan, dostluklar vardır hiçbir şekilde yıkılmayan, bazı insanlar vardır asla unutulmayan… İşte onlar sizlersiniz, yüreğimizde hep varsınız; sonsuz teşekkürler, minnettarız hepinize, Allahım gönlünüzün muradını versin…

YORUMLAR

Adil Giray

Özlemiştik,hoş geldin hoş şeyler getirdin güzel insan.

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı