Gerçek Kulis - Erdoğan Nesimioğlu İSVİÇRE'YE ÇİKOLATA, KORE'YE PELET KÜSPE
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Erdoğan Nesimioğlu 29.03.2013 - 16:50

İSVİÇRE'YE ÇİKOLATA, KORE'YE PELET KÜSPE

Gazete sayfalarında ve televizyon ekranlarında gördüğümüz, okuduğumuz haberler artık içimizi karartmaya yetti de arttı bile.

Gazete sayfalarına baktığınız zaman şiddet haberlerinden, kadınlara yönelik cinayetlerden, hırsızlıklardan ve buna benzer haberlerin dışında şöyle “oh be bu ülkede güzel şeyler de oluyormuş” diyebileceğimiz haberlerin sayısı yok denecek kadar az.

Gerçekten de bu ülkede güzel işler de yapılmıyor mu? Diye insanın aklına geliyor.

Hani, gazete ve televizyon haberlerine bakacak olursak, sanki güzel işler yapılmıyormuş gibi bir izlenim ediniyoruz.

Ama işin aslı öyle değil.

Bu ülkede, bu topraklarda gerçekten de güzel işler yapılıyor.

Güzel işlere imza atılıyor.

Gazete ve televizyon haberlerine baktığımız zaman benim olduğu kadar tüm okuyucuların veya izleyicilerin aklına mutlaka şu soru geliyordur.

“Yahu, bu ülkede hep kötü olaylar mı oluyor?”

Ülkemizde yaşanan cinayet, hırsızlık, soysuzluk, kimin eli kimin cebinde, kim kime ne demiş, hangi artist ne yapmış ve hangi parti lideri ne söylemiş türü haberler çok mu ilgi görüyor da gazetelerin sayfalarını veya ekranları süslüyor.

Aslında bu tür haberlerin halk nezdinde pekte ilgi gördüğünü söyleyemeyiz. Ama neden hala bu tür haberlerde ısrar ediliyor bir gazeteci-yazar olarak bunu da anlamış değilim.

Oysa bu topraklarda halkın ilgisini çekecek, halkın ilgiyle okuyup göreceği güzel şeyler de oluyor.

Hem de kat be kat fazla yapılıyor.

Ama, bu güzellikler medyaya yeterince yansımıyor.

Ben, bu durumu biraz da halkımızın eğitim durumuyla ilişkilendiriyorum.

Neden diye soracak olursanız, hemen size bir örnek vereyim.

Örneğin; Konya ve bölgesinde ciddi anlamda tarımsal sanayi yatırımları yaparak tarım sektörünün lideri konumundaki Konya Şeker, bugün dünyanın en büyük et ve süt entegre gıda kompleksini kuruyor.

Bu tesislerin tam kapasiteyle çalışması halinde 2 bin insan aş ve iş sahibi olacak.

Öte yandan tesislerin devreye girmesiyle 50 bin üreticimiz de hayvancılık yaparak geçimini temin edecek refaha ulaşacak.

Yani sizin anlayacağınız trilyonlarca liralık bir yatırım.

Ülke hayvancılığını ayağa kaldıracak, bitmekte olan sektörü yeniden canlandıracak bir yatırım.

Ama gelin görün ki bu yatırım (Yereller hariç)medya ayağında gereken ciddiyeti göremiyor.

Fakat yine Konya Şeker’in sırf Konya Ovası’nda yetişebilirliğini göstermek veya boşa giden enerjileri katma değere dönüştürmek için yapılan serada muz üretimi ise büyük ilgi görüyor.

Bu nasıl bir çelişki anlamıyorum.

Bir yanda insanlara aş-iş gelecek sağlayan trilyonlarca liralık yatırım, öte yanda ise sadece görselliğe hitap eden medyaya göre magazinsel bir görünüm arz eden muz üretimi!..

Bu okuyucuların veya televizyon izleyicilerinin yatırımlara verdiği önemden ziyade, medya yöneticilerinin vatandaşa sunmak istediği haberle ilgili gibi geliyor bana.

Bir başka konuda örnek vermek gerekirse ki, ülkemiz için bence bu haber çok önemlidir.

Konya Şeker, yakın zamanda çikolatanın anavatanı olarak bilinen ve çikolata konusunda uzman olan İsviçre’ye çikolata ihracatı gerçekleştirdi.

Yani, bir anlamda tereciye tere sattı da diyebiliriz.

Bu hem Konya Şeker açısından, hem bölgemiz açısından, hem de ülkemiz açısından çok önemli bir gelişmedir.

Siz kalkıyorsunuz, bir üründe söz sahibi olan ülkeye mal satıyorsunuz.

Bu bir başarıdır.

Bu ihracat ülkemize döviz kazandırmak açısından da ciddi bir öneme sahiptir.

Öte yandan yine bir başka ülkeye Kore’ye pelet küspe satıyorsunuz.

Hem da aylık 3 bin tonluk taleplerini karşılamayı taahhüt ediyorsunuz.

Kendi bölgenizin üreticilerinin üretmiş olduğu hammaddeleri mamul madde haline getirerek, yani katma değerli hale getirerek Amerika başta olmak üzere Avrupa’ya, Ortadoğu, Afrika ve Türk Cumhuriyetleri’ne satarak gelir elde ediyorsunuz.

Yaptığınız bu satışlarla hem ülkenin cari açığını aza indiriyorsunuz, yani dışarıya daha az döviz ödüyorsunuz, hem ülkenizin tarımına katkıda bulunuyorsunuz, hem de ülke insanının yaşam standardını yükseltiyorsunuz.

Bu tür örnekleri çoğaltmak mümkün.

Sanırım benim verdiğim örnekler, konuyu anlatmak açısından yeterli olacaktır.

İşin özü dostlar!

Bu ülkede görmek istedikten, gösterilmek istendikten sonra çok iyi işlerin de yapıldığı bir gerçektir.

Yeter ki, görmesini bilelim…

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı