Gerçek Kulis - Adil Giray İŞ, EŞ, AŞ, AŞI MESELESİ
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 22.03.2013 - 09:12

İŞ, EŞ, AŞ, AŞI MESELESİ

Eski Türk filmlerini çok seviyorum. Çünkü onlar hayatın tam içinde kurgulanmış, dini ve milli kültürümüzle harmanlanmış yaşantımızı ve de özlemlerimizi anlatıyor.

Benim gibi birçok kişi de bu filmleri sevdiğinden olsa gerek, günümüzde birçok dizi yapımcısı eski Türk filmlerine benzer senaryolarla reyting yapıyorlar.

Özellikle konusu ekmek kavgası olan filmlerde, çalışmanın erdemi anlatılırken, fabrikalara da büyük bir kutsiyet yüklenmekte

Eski Türk filmlerinde önemli olan SSK’lı olmak yani bir iş edinmek, çünkü işsizse kesinlikle kız verilmemiştir.

En önemli repliklerden birisi ise, tam araba çarpacakken esas oğlanın sevdiğinin veya arkadaşının hayatını kurtarması sonucu kurulan cümle “sana hayatımı borçluyum”

Günümüzde ise hayat kurtarmak, eskiden beri önemli olan ve de önemi gittikçe artan iş bulmak konusunda yardımcı olmak, yani insanları meslek sahibi yapmaktır.

Hâsılı birine iş bulduğunuz zaman hayatın kurtarmış oluyorsunuz.

Bu bilinçle aileler bu coğrafyada yıllardır deyim yerindeyse “gömleklerini satıp çocuklarını okutuyorlar” Yeter ki çocuklar bir iş sahibi olsun.

 Zira Ülkemizde nüfus artış hızının yüksek, buna karşın işgücü niteliklerinin verimsiz, tasarruf ve yatırımın yetersiz olması; ekonomik krizler, istikrarsızlıklar, işsizlik ve istihdam sorunları ne yazık ki, hep ülkenin gündeminde olmuştur.

 Seksenlerde işsizlik nasıl sorunsa, nasıl filmlere konu, ailelere ağıt olduysa; bugünde yine aynı soruna karşı henüz bir aşı geliştirebilmiş değiliz.

 Bunun sonucunda komşumuzun kaynamayan aşı bizleri uykusuz bırkmaktadır. Üstelik bu işsizlik sorunu virüs misali her geçen yıl daha fazla artarak yayılmaktadır. Bu yaygın hastalık ise toplumun sosyal yapısını derinden etkilemektedir.

Hülasa iş olmasa, ne aş, ne de eş sahibi olabiliyorlar çocuklarımız.

Üstelik eskilerin deyimiyle ekmek artık ne aslanın ağzında, ne de midesinde

Günümüzde ekmek adeta uzay mekiğinin kanatlarında

Hal böyle olunca, günümüzün baş döndürücü hızına ulaşmak için çocuklarımız çok çalışmak zorunda.

Peki, sadece onlar mı?

Yeniden ekmeği aslanın ağzına verebilir miyiz?

Eğer yeni istihdam alanları oluşturursak bunu başarabiliriz.

İşte o zaman yapılabilir hedefler karşısında daha fazla umutlanan gençlerimiz, emin olun azim ve iradeleriyle o aslanı parçalayıp iş sahibi olabilecektir.

Bu amaçla,“Başlıca mütalâa konusu pancar şekeri üretimi olan Konya Şeker, gerçekleştirdiği diğer ticari faaliyetleriyle üreticilerin refahını arttırmaya yönelik yatırımlar yapmaktadır. Konya Şeker yatırımlarını yaparken öncelikli hedefi, her zaman tarımsal üretimin sürekliliğini ve sürdürülebilirliğini sağlayacak tarımsal sanayi tesislerini faaliyete geçirmek ve ülke ekonomisine kazandırmaktır. Bunların yanı sıra Konya Şeker, tarımsal altyapının geliştirilmesi yeni ve modern tarım teknik ve teknolojilerinin de ülkemiz üreticilerince kullanılması için çaba sarf etmektedir.

Genişleme yatırımlarının yanı sıra yeni sektörlere de adım atan Konya Şeker, Sayın Recep Konuk ile başlayan 12 yıllık “aşı” döneminde 28 tesisi 1.2 Milyar dolarlık yatırım bedeliyle ve tamamını öz kaynaklarından finanse ederek faaliyete geçirirken,insanımız için büyük bir istihdam kapısı açmıştır.

Çoğu kuruluş yanlış budama yöntemi ile köklerini kuruturken, Konya Şeker işletme anlayışı herkes için iş sloganıyla geliştirdiği aşı metoduyla birçok eve aş olmuştur.

Halende bu anlayış çerçevesinde; her evin kaynasın aşı, ağrımasın başı düşüncesiyle aşı çalışması canhıraş bir biçimde devam etmektedir.

Yirminci yüzyılın özellikle son çeyreğinde bilim ve teknoloji alanlarında yaşanılan baş döndürücü gelişmeler, gelişmişlik seviyesi ne olursa olsun bütün toplumları yeni arayışlara sevk etmiştir.

Üretimden tüketime kadar öylesine hızlı bir değişim yaşanmaktadır ki, Düşünürün "Derisini değiştirmesini bilmeyen yılan ölür" sözünde anlamını bulan, değişime ayak uydurmasını bilmeyen toplumların karşılaşacağı sıkıntıların büyüklüğü ifade edilmektedir. Değişim ve değişime ayak uydurmanın önemini vurgulamak bakımından, Pankobirlik Genel Başkanı Sayın Recep Konuk’un “ Temenni etmek, tavsiyelerde bulunmak çok kolay, icra etmek zor. Yapmak zor, yerine getirmek zor. Bu bilinçle Konya Şeker hep yaparak geldi, hep icra ederek geldi. Bir sene yok ki diğer senelere göre yeni yatırımlar yapmamış, yeni istihdamlar oluşturmamış olsun. Anadolu’nun kalkınmasında, özellikle Türkiye’nin en fakir kesimi olan tarım sektörünün fukaralığının bitirilmesinde bütün coğrafyanın, tümü için sağlıklı gıdanın üretilmesinde Konya Şeker verdiği vergiyle, İSO’nun ilk beş yüz içerisindeki sıralamasıyla, çiftçiye, üreticiye katkısıyla, işsize iş olmuş, ekmek olmuş yağmış” sözleri ayrı bir önem taşımaktadır.

 Bu önemi sadece fikir beyan etmekten öte zikir kabul eden ve Anadolu insanının ekmek kaygısını; yüreğinde hisseden Sayın Konuk kalkınma hamlesini kırsaldan başlatarak startı en doğru yerden vermiştir.

Hülasa, ülkemizde tarım dışı iş olanakları oldukça kısıtlıdır, hatta tarım sektörü kırsal kesimde yaşayanların büyük bir bölümü için tek seçenektir. Kırsal bölgelerdeki iş olanaklarının kıt olması, tarım sektöründeki verimlilik ve gelirin yetersizliği kırsal kesimdeki müteammim fukaralığın temel nedenleridir.

Hepimiz biliyoruz ki: İşsizliğin azaltılması için öncelikle yoksulluğun azaltılması gerekmektedir. Bu nedenle, öncelikle tarımdaki verimliliğin ve gelirin arttırılması gerekmektedir. Bunun için de tarımda modern tekniklerin kullanılması, üreticilerin eğitilmesi, doğru zamanda ihtiyaçları giderilerek(avans, motorin, gübre… Desteği) doğru yönlendirilmesi gerekmektedir.

Peki, tüm bunlar yeterli mi?  İşleyişe göre fazlasıyla yeterli, zaten bu anlamlı işlerliği tüm üreticiler sitayişle tasdik ediyor. Lakin kurduğunuz uzun zamanlı ve de kalıcı başarı menşeli bir düş ise, siz Kayacık’daki yoksul çocukların yoksulluğu ile uykularınızı kaybediyorsanız, siz soyadınız misali bu dünyada konuk olduğunuz bilincinde misafirliğin hakkını en iyi şekilde vererek huzura çıkmak istiyorsanız… Aynı zamanda tarım dışı iş olanaklarının da çoğaltılması son derece önemlidir. Kırsal nüfusun fazla olması tarım sektöründe çalışanların oranının da yüksek olmasına neden olmaktadır. Türkiye de kırsal alanda tarım dışı iş olanakları da oldukça kısıtlı olup, kırsal alanda yaşayanların çoğunluğu için tarım sektörü tek iş alanı olmaktadır.

Bu gerçeği yerinde tespit ederek, yoksulun derdini kendine dert edinerek sanayi tesislerine mükemmel bir şekilde yatırım yapan Sayın Recep Konuk önderliğinde Konya Şeker, bu anlamda öncelikle endüstriye dayalı bir tarımın silikon vadisini oluşturmuş. Bu yolla bölgede üretilen tarım ürünlerinin katma değeri artarken, tarım sektöründen ayrılmayı planlayan genç nüfus için de, iş ve gelir olanakları oluşturarak insanların doğdukları yerde karınlarını doyurmalarını sağlayarak göç olayına da dur demiştir.

Bu olumlu gelişmelerin sonucunda kırsal bölgelerde endüstriye dayalı tarıma yönelik Konya Şeker önderliğinde kurulan bir çok entegre tesis, tıpkı çoban ateşleri misali bir çok yerden ışık vererek ülkemizi istihdam alanında aydınlatmakta ve ne mutlu ki, bu nurlu ışık her geçen yıl daha da artarak güçlenmektedir.

Hal böyle olunca, iş, aş, eş meselesi de doğru yatırımlar aşı tuttukça meyvesini vermektedir.

Bunun için, çocuk sayısından, kalkınmış bir yapıya kadar geniş bir yelpazede ülke kaynaklarını serinletmeye yönelik 2023 projesine her kurum Konya Şeker misali doğru aşılar yaparak katkıda bulunmalıdır. Ancak bu şekilde ülkemizin “Fetih” Projeleri kısa zamanda meyvelerini verecektir.

 Recep Başkan misali, bu dünyada is değil; iz bırakan bir konuk olmanın bilinci ile çalışın yeter!

İşte o zaman; tarihimizde her anlamlı dönem bu topraklar için yeniden bir fethin başlangıcı olacaktır.

Anadolu’nun meşhur kapalı çarşılarının yine karamsarlığa kapalı, dünyaya açık olması temennisiyle, aşısı tutan sevdalara emanet olunuz!

YORUMLAR

Baykara ateş

"Derisini değiştirmesini bilmeyen yılan ölür" diye anlatmışsınız ya çok beğendim.Umarım Recep Konuk ülkemizinde derisini değiştirecek daha üst konumlara gelir.Kendisini çok seviyoruz

Veda Öztürk

Yazılarınız bize çok şeyler anlatıyor.Ekonomi adına yeni şeyler öğrenirken,Recep Başkanı da daha yakından tanımış oluyoruz.Anadolu'nun bu ateşi hiç sönmesin tebrikler

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı