Gerçek Kulis - Yavuz Çolak MAZERET DEĞİL; MARİFET ÜRETİYORUZ
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Yavuz Çolak 08.03.2013 - 08:55

MAZERET DEĞİL; MARİFET ÜRETİYORUZ

Tarihin derinliklerindeki Konya’yı anlatan ‘Gez Dünyayı, Gör Konya’yı’ başlıklı yazı dizisini tamamlamayı planlarken; günümüz Konya’sından yazmaya değer konular çıktı önümüze. Konya Şeker’in ağır misafiri mahalle muhtarlarımızla birlikte, yatırımları yerinde görmek için gittiğimiz tesislerde incelemelerimize devam ettik.

Muhtarlarımız gezi finalini Çumra Şeker Fabrikasında yaparken, ben de gözlemlerimi aktaracağım yazılarım için gerekli notlarımı kaydediyordum. Katılan herkeste olumlu tesirler bırakan bu gezilerin sonunda, oldukça etkilendiğimi itiraf etmeliyim. Bende çağrıştıran duyguları ifade etmemi kolaylaştıracak ulu bir söz ararken, hemen oracıkta hatırlayıp hafızama yazmıştım. Bu toprakları ilim irfan ocağına çevirenlerin başında gelen, insanlığın irşadına ömrünü vakfeden Hadimi Hazretlerinin sözleri, hislerime tercüman oluvermişti: “Kâmil insan odur ki her yere koya bir eser, eseri olmayanın yerinde yeller eser”

Çerçevesi çizilerek tarif edilen kâmil insan modeli var mı memleketimizde? Diye sorsak kendimize; gördüklerimden sonra benim bir cevabım var. Sonuçları ortada olan güzel işlerin altında imzası bulunan bir Recep Konuk örneği var mesela... Bu kadar niye övülüp yüceltiliyor diye tepki verenler de var biliyorum, fakat herkesin düşüncesi kendinedir. Övülecekse sebebini, yerilecekse yine sebebini mertçe ortaya koyabilmeliyiz yalnız. Şahsım adına savunduğum düşüncelerimin sebebini açıklayayım ki, niyetimiz doğru anlaşılsın…

O sebeplerin en başında geleni; bu ülkede neredeyse her evde en az bir, belki iki, hatta daha fazla işsiz gencimizin olduğu aileler var. Üstelik işsiz olan gençlerimizin büyük bir çoğunluğu üniversite mezunu. İnsanımızın eline ekmek tutuşturacak, önüne iş kuracak insanlara o kadar muhtacız ki; geleceği okuyabilen herkes bu fikre karşı çıkmayacaktır diye düşünüyorum. Şu an beş bine yakın çalışan insanı var bu büyük ailenin. Daha devreye girecek yatırımlar var, oralarda istihdam edilecekleri de hesaba katarsak; bu insanlara saygı duymayanı Allah bildiği gibi yapsın. Yaratılan katma değerden pay alan çiftçi, esnaf, nakliyeci ve daha birçok sektör hesaba katılırsa; yüz binlere ekmek götüren dev bir yapılanma var ortada. Çok lafa hacet yok; Recep Konuk ve ekibinin meydana getirdiği eserler, yaptıkları hizmetler, hele hele elleriyle dikip yetiştirdikleri fidanlar onlara şahitlik etmeye yeter…

Çumra Şeker Kampüsünde düzenlenen yemekte konuşan Recep Başkan, çok güzel mesajlar verdi, muhtarlara teşekkür etti. Muhtarlarımız da müthişti gerçekten. Sordukları sorularla, dile getirdikleri konularla memleket meselelerine vakıf, bilgili ve donanımlı dinamik bir toplum olduklarını net olarak ortaya koydular. Onur duydum o kültürlü, bey efendi insanlarla tanışmaktan, her birini saygıyla selamlıyor başarılar diliyorum.

Yazılacak çok güzel ayrıntılar var bu ziyaretlerin içinde, fakat konuyu uzatmak iyi olmaz, ileride yeri geldikçe yazarız inşallah. Başkanın hatipliği tartışılmaz, söylediklerinden aklımda kalanları hatırlatarak sözümü bağlamak istiyorum: “Derdimiz memleketin kalkınmasıdır, milletin huzurudur, milletin fukaralığının bitirilmesidir” diyerek başlamıştı konuşmasına… “Hangi mazereti üretirseniz üretin asla açlığa, yokluğa çare olmaz. Mazeret üretmek çok kolay. Asıl olan marifet üretmektir.  Binlerce sebep, binlerce gerekçe sayabilirsiniz eğer niyetiniz iş yapmamaksa... Ama derdiniz iş yapmak, çare üretmekse mutlaka Rabbim size o marifet üretme lütfunu gösterir… Siz önce samimi olacaksınız, hasbi düşüneceksiniz. Niyetiniz doğru olacak…”

Tarihten çarpıcı örnekler vererek konuşmasını tamamlamıştı. “Bakın Anadolu’nun emniyeti dünyanın emniyeti ile ilintili oluşuyor. Eğer Anadolu güçlüyse Türkiye güçlenir, Türkiye güçlü ise dünyadaki insanlık bundan nasibini alır, dünyada huzur ve bereket olur. Osmanlı döneminde olduğu gibi… Osmanlı kuvvetli iken dünyada huzur vardı, ama Osmanlıyı da kuvvetli kılan Anadolu idi... Çalışacağız, çok çalışacağız; biz bu zengin ülkenin fakir bekçileri olamayız arkadaşlar…”

Yüce Rabbim hepsinin yolunu açık etsin, memleket için çalışan insanların önüne engel olacak kuru bir dal bile çıkarmasın.

“Öldükten sonra unutulmak istemiyorsanız, ya okumaya değer bir kitap yazın, ya da yazmaya değer işler başarın.” Diyen Benjamin Franklin’in sözleriyle cümlemi tamamlarken, bilinsin isterim ki; yazmaya değer işler başaran herkesin bu köşede yeri hazırdır. Yeter ki başarsınlar, biz onları başımıza taç yapmasını biliriz…

Cuma’nın feyiz ve bereketi üzerinize olsun.

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı