Gerçek Kulis - Adil Giray PEYGAMBERCE SEVEBİLMEK
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 25.01.2013 - 18:00

PEYGAMBERCE SEVEBİLMEK

Aşk, insana özgü bir özelliktir. İnsan, aşk sayesinde diğer varlıklardan ayrılır ve üstün olur. Ömrün de gerçek aşka yer vermemiş bir hayat, iklimin kaybetmiş toprak misali çoraklığa hüküm giymiştir. Hep bir şeylerin eksikliğini hisseder içinde, aşksız atılan her adım da, yapılan her işte,”Ne yapsam mutlu olamıyorum” serzenişi vardır.

Aşk, renksiz bir hayattan tüm renklerin hâkim olduğu üretken bir mevsime geçiş bir vücut yenilenmesidir. Sabırla harmanlanmış, sonsuz bir hayatın başlangıcıdır. Metafizik bir âleme tüm nesnel duygulardan arınarak dervişçe giriştir.

Aşk mevlittir senin doğumunla başlar ya Resulullah!

Seni hatırlamak; sonu görmek gerçeği bilmek dünya maksadının farkına varmaktır. Ne kadar çok yazıp ne kadar çok okusak ta tam manasıyla kavrayamayız senin doğumunla anlam bulan hayatı.   Senin doğumunla kokmaya başlayan güle, bülbülün duyduğu aşkı

Hayat seninle rengini ve misk-i amberini buldu Ya Resulullah!

Aşk herkesin kendi gönlünde farklı dildedir. Aşk, aşkı işkence görenlere zülümdür. lakin şefaat görenlere ferahlıktır.

Aşkı, Seninle tanıdık, Seninle anlamaya çalıştık. Belki de bu yüzden isminin geçtiği yerde kalbimiz yerinden çıkmasın diye, sağ elimizi göğsümüze tuttuk. Hep bir ağızdan salâvat getirdik:

Sensin gönüller sultanı Şefaat ya Resulullah!

Seninle içtik ölümsüzlük şerbetini, anamızı sever gibi sevdik vatanı, aşk belledik uğruna ölmeyi…

Hz. Mevlana verdiği örnek misali

"Kafes içinde bir kuşu bahçeye koysan zavallı kuş dışarıdaki hemcinslerine özenir, bahçeye çıkmaya can atar. Bunu başaramasa bile o hevesle başını ayağını dışarı çıkarır. Ama hemen yanı başında pusuya yatıp onun çıkmasını gözeten bir kedi varsa o zaman can korkusuyla ister ki kafesin içinde yüz kafes daha olsun."

İşte aşktan korkanlar gerçekte ölümün arkasından gelecek olan şeyden korkanlardır.

Ölümü seninle düğün eyledik ya Resulullah!

Oysa şimdi gönüller otağını kurduğun aşk hasırından uzak, yokluğunun en fazla hissedildiği asırdayız.

Biliyor musun sen bu ellerden gideli, insanlar yokluğunda sevmeyi unuttu. Duvarlarımızı açlıktan ölen çocukların resimleri süslüyor. Haberlerde bomba kusan uçaklara bakamıyorum. Henüz ağzı anne sütü kakan çocuklar savaşlarda ölüyor…

Sen yoksun, çocuklar gülmeyi unuttu ya Resulullah!

Gönül erleri sana güllerin efendisi diyor. Çünkü senin doğumunla birlikte güller kokmaya başlamış. Ne tuhaf yokluğunda ise güzel olan ne varsa kokusunu kaybederken, kokuşan öyle çok şey var ki, nefes almamızı zorlaştıran…

Ne zaman seni özlesem dedemin bahçesine koşuyorum.

Gül kokuları seni hatırlatıyor. Sen güllerin en güzelisin Ya Resulullah!

Senin adını ne zaman söylesem içimde tarif edemediğim bir mutluluk oluşuyor. Sanki sihirli bir el dokunuyor omuzlarıma İyiliği düşünen, yardım etmeyi seven, bir insan oluyorum. Hani diyorsun ya “ Selam vermek sadakadır” Herkese selam veriyorum.

Seni tanımak, herkesi tanımak ya Resulullah!

Sonra “Veren el alan elden üstündür” öğretin geliyor aklıma,

Son kuruşu uzatıp meczuba, sığınıyorum kurşun yalnızlığıma…

Biz paylaştıkça büyümeyi, senden öğrendik ya Resulullah!

Gecenin bir vakti uyanıyorum. Akbabalar beni uykularımdan uyandıran. Afrika’da bir çocuk birazdan ölecek. Besbelli seni tanımayan bir gazeteci birazdan fotoğrafını çekecek. Korkarım melekler bu resme bakıp bizi terk edecek.

Uyanıyorum “Komşusu aç iken, tok uyuyan bizden değildir” tokluğum, midemi bulandırıyor yanıyorum. Oysa biz olmak ne güzel

Müminler tek yürektir, sende uykular güzeldir yokluğunda ise gerçek hayat bile kâbus, Yolunda, yolcu olmak ne güzel ya Resulullah!

Kırk hadisin her biri kırk kapıyı açar derdi annem.

Daha şimdiden onlarca kapı açıldı yüreğimde…

Hiç bir mefhum senin kadar düşündürmez, derinlere işlemez zira… Seni hatırlamak; sünneti yaşamak, sonu görmek, gerçeği bilmek, dünya maksadının farkına varmaktır. Ne kadar çok yazıp ne kadar çok okusak ta Siyeri eğer aşk ile yaşamazsak tam manasıyla kavrayamayız seni

Seni yaşamak, seninle yaşlanmak, hayatı anlamakmış ya Resulullah

Adilce: Aşkın doğumu Mevlit kandiliniz hep yanması temennisi ile
Aslında her şey Musa’nın sevgiliyi görmek istemesiyle başlamıştı
İlk o zaman dağlar un ufak olmuş.
Aşk ağır gelmişti maşuka
Meryem’in tekil zamanlarda doğum sancısı ise tuzu biberi oldu
En çokta bir anaya yakıştı aşk, bakarken yavrusuna
Yusuf’a zindan, Eyüb’e sabır oldu direndi aşk
Ateşten korkmayan İbrahim’i çöllere düşürürken
Kıskançlık olup Sare ile verdi sınavını
Hacer’e zem zemi buldurdu aşk!
İsmail’i kurban eden, aşk gökyüzünden koç olup indi yeniden!
Taş parçaları, aşk ile şeker oldu "Ferîdüddîn Mes'ûd’un ağzında
Ve bir zaman daha aşk ile döndü dünya
Muhabbeti tanımadan
Sonra gül Nebi ile Hira dağında nöbet tutan
Onu üşüten, “üstümü ört ey Hatice “ diye inletendi aşk
Aşk artık gül kokusu olup dağılmıştı tüm kâinata…

Her türlü işkenceye maruz kalan âlemlerin efendisine yapılanlar karşısında, Hz Ömer bile isyan ediyor, ne zaman eli kılıcına uzansa:”Onlar bilmiyorlar Ya Ömer, bilseler hiç kötülük yaparlar mıydı” diyordu. Şimdi acaba yapılan kötülüklere karşı kaç kişi,”onlar bilmiyor” diyebiliyor. İşte bu anlayış bir katilden bir adil oluşturan düşüncenin meyvesidir.

Biz bilmiyoruz, üstelik bilmeden gül bahçene girmek istiyoruz. Affet Ya Resulullah!

Adil derki:   Varsın sizin kibarlığınız başkaların kabalığı, sevginiz, hainliği olsun.

                      Aşkın ile kokar güller, yanar kül olur özler

                     “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”

                      Ne olursa kısa ömürde “Bir”e” yakışan olsun!

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı