Gerçek Kulis - Erdoğan Nesimioğlu VİCDAN, CÜZDAN MESELESİ VE BİRAZ DA ÖZELEŞTİRİ!
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Erdoğan Nesimioğlu 10.01.2013 - 15:44

VİCDAN, CÜZDAN MESELESİ VE BİRAZ DA ÖZELEŞTİRİ!

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı olarak kutlanır.

10 Ocak 1961 yılında çalışan gazetecilerin sosyal haklarının iyileştirilmesi ve yeni bir çalışma yasasına kavuşmaları için 212 Sayılı Yasa çıkarılmış.

Yani, sizin anlayacağınız gazeteciler 212 sayılı yasa ile sosyal haklarına kavuşmuş(muş..)!

Bundan 52 yıl önce çıkarılan yasa ile çalışan gazetecilerin hakları korunuyormuş(!)

Ben bildim bileli gazeteciler hep sıkıntılı…

Hele, Anadolu’da gazetecilik yapıyorsun durumun daha da vahim.

Yaygın basında(Ulusal basın) bazı köşe yazarları ve genel yayın müdürlerinin dışında bu meslekte olup da tuzu kuru olana ben hiç rastlamadım.

Varsa böyle biri bir adım öne çıksın da biz de bilelim.

Kimmiş bu babayiğit?..

Yazının başlığına vicdan, cüzdan meselesi ve biraz da özeleştiri yazdım.

Hani, bizim yargımızda görev yapan hakim ve savcıların sosyal haklarının yeterince iyi olmadığı ifade edilerek “Cüzdanla vicdan arasında sıkışıp kaldılar…” denir ya.

Aslında cüzdanı ile vicdanı arasına sıkışıp kalan gazetecilerdir.

Kimse kusura bakmasın ama gerçek budur.

Bu gerçeği de değiştirecek veya değişmesine katkı verecek bir güç yok.

Durum tespiti yaptıktan sonra biraz da özeleştirimizi yapalım.

***

Sevgili dostlar!

Gazetecinin cebinde parası, evinde aşı yoksa ve bunlara bir de gelecek kaygısı ekleniyorsa işi çok zor demektir.

Bu gazetecinin yaptığı habere, köşe yazısına ve haberine getirdiği yoruma kadar yansır.

Çünkü, gazetecinin geçinmek zorunda olduğu bir hayatı vardır.

Yani, cebinde parası olacak, evinde aşı kaynayacak ve yarınları için bir endişe taşımayacak.

İşte o zaman gerçek gazetecilik yapılır.

Yoksa, beş parasız yapılan gazetecilik gazetecilik değildir.

Bugün yaygın basın da dahil olmak üzere çalışan gazetecilerin, yani sabah akşam, gece gündüz, tatil mesai demeden haber peşinde koşturan basın emekçilerinin aldıkları maaş en baba 1.000 liradır.

Hele, yerel basında bu para asgari ücreti geçmez.

Şimdi, siz bu ücretle gelin gerçekçi olun ve dürüst habercilik yapın.

Patronun geliri belli, gazetecinin aldığı maaş belli.

Geliri, Basın İlan Kurumu’ndan gelecek paraya ve piyasadan toplayacağı özel ilana bağlı olan gazeteler gün geçtikçe ekonomik anlamda sıkıntı çekiyor.

Hele, bu gazete ve gazete çalışanları bir de muhalefet yapıyorsa.

İşte o zaman yandığının resmidir.

Ben, bu nedenle gazete sahiplerinin, gazete dışında başka bir işle uğraşmalarının yanlış olduğunu düşünüyorum ve bu iddiamı da hep savunuyorum.

Gazetecinin işi sadece gazetecilik olduğu zaman gerçek, dürüst ve objektif gazetecilik yapılır.

Yoksa, gazete dışında başka işlerle de iştigal eden bir patron, hiçbir zaman objektif olamaz.

Mutlaka ve mutlaka kendi kişisel çıkarları, gazetenin önüne geçecektir.

***

Çalışan gazeteciler Günü’nün üzerinden tam 52 yıl geçmiş.

Bugüne kadar, gazetecilerin durumlarında bir iyileştirme olmamış.

Aldığı ücret belli.

Yaptığı iş belli.

Gecesi-gündüzü, bayramı-tatili gibi imkanlardan gazeteci hep yoksundur.

Gazetecinin mesai kavramı yoktur.

Sabah işe gelir ama gece evine ne zaman gideceği belli olmaz.

Çok çalışıyorsun diye de fazla maaş vermezler adama.

Asgari ücrete talim edersin yıllarca…

Sonra da…

Sonrası malum…

Hoşça kalın.

YORUMLAR

Yavuz ÇOLAK

Üstad, bu mesleğe yıllarını vermiş bir büyüğümüz olarak kurduğun bütün cümlelerin altına imza atarken, mesajınız tüm kamuoyu vicdanında yankı bulur inşallah diyor saygılar sunuyorum...

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı