Gerçek Kulis - Yavuz Çolak 13. ASRA DAMGASINI VURAN ŞEHİR
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Yavuz Çolak 03.01.2013 - 15:45

13. ASRA DAMGASINI VURAN ŞEHİR

Aralık ayında yaşanan hareketliliğin ardından, bildik sakin görüntüsüne geri döndü şehrimiz. Yıllardır fark yaratılamadığı için, hep aynı görüntülere sahne olan vuslat törenleri bu yıl daha çok eleştirildi haklı olarak. Başka şehirlerde düzenlenen anma geceleri de bir başka eleştiri konusuydu. Bakalım, bir dahaki aralık ayına kadar bu konular gündeme gelecek mi? Hasıraltı mı edilecek merak ediyorum.

Konya’ya yolunu düşürmeye çalışan her insanın aklında, Mevlana Hazretlerini ziyaret etmenin dışında başka ne tür programlar olur acaba? Diyerek bir an düşünmenizi istiyorum…

Kendi adıma düşüncelerimi, gönlümden geçenleri sıralıyorum; bu kadim şehirde dev bir meşale yakılmalı, herkes onun ışığında toplanmalı derim. O meşalenin aydınlığı dünyayı sarsın, özlenen ‘Selçuklu Başkenti’ uyansın isterim. Belli ki Hz. Pir o meşalenin bir numaralı güç kaynağı, ama neden tek başına olsun; Sultan Kılıçaslan, Alâeddin Keykubad, Ulemanın Sultanı Baha Veled, Şeyh Sadreddin Konevi ve daha niceleri… İşte o meşalenin aydınlatma gücünü artıracak öteki güç kaynakları. En başta şehrimizin insanına, bilhassa genç nesile bunları öğretmeli, hafızalarına nakşetmeli…

“Bir başkent daima başkenttir” diyen A.Hamdi Tanpınar çok derin manalar içeren öyle büyük bir söz söylemiş ki; üzerinde düşünmek gerek. Hepimizin ortak dileği değil midir: ‘Bu şehirde Anadolu Selçuklu ruhu canlanmalı, şahlanmalı’ demez miyiz? Nasıl yapılacaksa yapılmalı, kafa yormalı, tarihimiz anlatılmalı, gençler bu şehre sevdalanmalı… İşte o zaman Konya’ya yolunu düşürmeye çalışanların başka plan ve programları olacak; bu şehir yeniden ilimin, bilimin ve ticaretin merkezi olacaktır.

Fikir oluşturmak açısından, ortaya birkaç öneri sunmak istiyorum. Kamuoyunda destek bulur, şehrimizin yönetim kadrosu ve duyarlı insanlarımızın ilgisini çekerse belki bir faydamız olur.

Biliyorsunuz Atalarımız yaptıkları eserlerle bu topraklara mührünü vurmuşlardır. Camiler, medreseler, hanlar, hamamlar ve saraylarla, kale ve surlarla örmüşler Anadolu’yu. Selçuklu mimarisinin ayakta olan özgün eserleri var, yıkılmış veya yıkılmaya yüz tutmuş tarihi eserler var. Ve bunların ruhunu meydana getiren kültür mirasımız var, devlet geleneğimiz var…

Birçoğu restore edilerek ayakta tutulmaya çalışılıyor, gösterilen çaba için minnet duyuyorum emek veren herkese. Bu konuda önerim şu olacak; şehrimizin uygun bir yerinde, içinde saydığımız eserlerin aslına uygun modeli, maketi ne düşünülürse yapıldığı, çarşısı pazarı dahi düşünülmüş bir tarih kampüsü tasarlanabilir mi? Bilhassa Konya Kalesi, devletin başkentini ilim ve ticaretin merkezi yapma siyasetinin en önemli ayağını oluşturan Kervansaraylar çok önemli. Şehir içine yapılabilecek büyük alan olmadığına göre, güzergâhın iyi hesaba katıldığı bir yer seçimiyle dışarıya, hatta uzak bir mesafeye konuşlanmalı. Meram Bağları’nın tasarıma dâhil edilerek içinden geçileceği, turların düzenlenebileceği ve ekonomik getirisi de olacak şekilde hem insanların Konya’da birkaç gün konaklamalarını düşündürtmek, hem de tarihimizi, kültürümüzü yaşatıp öğretmek ilkesiyle hareket edilmeli. Beyşehir Gölü ve Kubad-ı Abad Sarayı bu kompleksin bir parçası olmalı ve düzenlenecek turlara dâhil edilmeli diye düşünüyorum. Takkeli Dağ ve zirvesinde Kevele Kalesi, Sille bu zincirin halkasında yer almalı. Saydığım eserlere ömrünü ve servetini harcayanlar, özellikle sekiz tane Selçuklu Sultanının anıtları ve kitabeleri Alâeddin Tepesinin etrafına eşit aralıklarla sıralanıp dikilmeli.

Ayrıca hem günümüz Konya’sı hem de tarihteki Başkent Konya’nın anlatıldığı televizyon dizisi mi olur, belgesel tarzı mı olur görsel yayınlar için senaryolar yazdırılmalı ve çekimler yapılmalıdır. Tarihçilerimizden, üniversitelerimizden yararlanılmalıdır. Bu şehirden çok ilgi çekecek konular çıkacağını düşünüyorum. İşadamlarımızdan, Konya sevdalılarından destek gelecektir, güzel projeler ortaya konulabilirse eğer.

Bu düşünceler sadece benim fikrim değildir; sohbet ortamlarında insanlarımızdan duyup kendi fikirlerimle harman ederek birkaçını yazmaya çalıştım. Daha önce benzer öneriler sunulmuş olabilir, önemli olan birlikte hayal edip hayata geçirilebilecek projelerin altyapısını hazırlamak, halkımızla paylaşmaktır. Bu şehrin tarih kokan sokaklarında dolaşırken hep hayallere dalıp, Selçuklu Payitahtının mirasına sahip çıkamadığımızı, şuurunu yaşayamadığımızı düşünürüm nedense! Bizimle aynı fikirde olanlar varsa, yazsınlar düşüncelerini köşemizde paylaşalım…

Allah nasip ederse, gelecek haftalarda Konya Kalesi, Alâeddin Keykubad, Baha Veled ve Kervansaraylar hakkında yazmaya, tarihi konularda buluşmaya çalışacağız…   

          

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı