Gerçek Kulis - Necati Batı DÜĞÜN'Ü İSTANBUL'DA YAPAMAYIZ
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Necati Batı 12.12.2012 - 09:35

DÜĞÜN'Ü İSTANBUL'DA YAPAMAYIZ


Hazreti Mevlana Dünya'nın Konya'dan seslenen en önemli manevi şahsiyetlerinden birisidir. Dünya'ya sevgiyi, hoşgörüyü, insanlığı ve umudu yüzyıllar öncesinden öğreten Hazreti Mevlana 17 Aralık 1273 Dünya’dan ahirete göç ederken gerçek sevgiliye ulaşmanın mutluluğunu ardımdan ah vah etmeyin. O gün ' Şeb-i Arus ' günü yani ' Düğün günü ' demiştir.


' Herkes ayrılıktan bahsetti ben ise vuslattan 'sözüyle ölümün gerçek sevgiliye yüce yaratana kavuşmak olduğunu yineleyen Hazreti Mevlana'nın insanlığa olan çağrısı ise tüm Dünyaca bilinmektedir...


Gel! Ne olursan ol, yine gel... İster kâfir ol, ister ateşe tap, ister puta... 
İster yüz kere tövbe etmiş ol, ister yüz kere bozmuş ol tövbeni... 
Bizim kapımız umutsuzluk kapısı değil, nasılsan öyle gel...


Yüzyıllar öncesinden yapılan bu çağrıya bugüne kadar milyonlarca insan uyarken 7-17 Aralık tarihleri arasında Konya'da Mevlana'yı anma programları yapılmaya başlandı. Konya'nın yaptığı sürekli ve en önemli etkinlik olan bu kutlamalar şehrin tanıtımından ekonomik getirisine kadar da büyük önem arz ediyor. Kaldı ki Konya'nın fiziki ve bölgesel yapısı itibariyle şehre turist getirebileceği yegâne unsurdur Mevlana Hazretleri...


Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre geçen yıl yaklaşık kırk bin kişinin ziyaret ettiği Mevlana müzesine bu yıl ilk üç gün de yirmi iki bin üç yüz kişinin gelmesi ' İnanç Turizmi ' açısından Mevlana'nın önemini gözler önüne sermeye yeter de artar bile.


Bu tarihlerde; Konya hiç olmadığı kadar hareketli günler yaşar, sezonda müşteri sıkıntısı çeken otellerde bile yer bulmak imkânsızlaşır, çarşı pazara can gelir, esnafın yüzü gülmeye başlar ve en önemlisi dışarıdan hep önyargılı yaklaşılan Konya imajını düzeltebilmek için çok önemli bir fırsat yakalar...


Bu süreçte Konya'ya inanç turizmi için gelen insanları gecelettiremiyoruz, günübirlik ziyaretleri yatılıya çevirmemiz lazım. Konya'ya gelen turist geceyi ya Kapadokya'da ya da sahilde geçiriyor. Bunun önüne geçmemiz lazım. Bu yönde kendimizi geliştirmeliyiz tartışmaları bile henüz tam kıvamına gelmemişken ortaya çıkan    “ Şeb-i Arus törenleri İstanbul'da da yapılacak “ söylentisi ortalığı karıştırdı.


Eğer içinizde Konya'ya karşı bir düşmanlık varsa. Konya'nın gelişmesini, kalkınmasını, insanlarının bir vesile turizmden nasiplenmesini istemiyorsanız böyle bir şey yaparsınız.


Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bir hazırlık içerisinde oldukları, 15 Aralık'ta İstanbul'da Şeb-i Arus törenleri yapılacağı ve hatta bunun için ödenek dahi çıkartıldığı belirtildi.


17 Aralık'ta Konya'da yapılacak gerçek sevgiliyle buluşma gecesine alternatif olacak bu gece Konya'ya alternatif olacak, Konya'yı kalbinden hançerlemekten, aşına agu katmaktan sevdalısını elinden almaktan başka bir şey olamaz...


Nasıl ki 17 Aralık Hazreti Pir'in gerçek sevgilisine kavuşma günüyse, kutsalıysa bu törenlerde Konya'nın kutsalıdır. Kutsalla oynanmaz, oynanamaz, oynanmasına Müsaade edilemez...


Ortaya bir şeyler atıp milletin gazını aldıktan sonra uygulamaya geçen sistemin yeni bir oyunu mudur, stat tanıtımından bile ' İstanbul ' sevdasına yenik düşenlere alın size sevda tokadı mıdır bilemem. Ancak bu uygulanamaz söylenti hayata geçirilirse Konya yıkılır. Bu tüm dünyayı buluşturan Mabed yolgeçen hanına döner... 


Öncelikli olarak bu önemli günü kendi ayaklarına götürmeye çalışan Mevlana'nın ' GEL ' çağrısını, onun hoşgörüsünü yanlış anlayanların aklını başına devşirmeleri, olası yanlışlarından dönmelerini diliyorum...


Konya'yı yönetenlerin, şehre yön verenlerin,içinde ki İstanbul sevdasına yenik düşen idarecilerin Mevlana'yı okumalarını ve bu kez doğru anlamalarını diliyorum...


Hazreti Pir'in “ Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol. “ sözünü Konyalı çok iyi bilmekte ve anlamaktadır. Ancak ne Konya'yı ne de Mevlana'yı anlamayanların bir şeyi çok iyi bilmesi gerekiyor...


Her şey insan için, sabrın da bir sınırı var...


Selametle...

YORUMLAR

Yavuz Çolak

Bize ait değerlere, tarihimize ve kültürümüze asla sahip çıkamadık! Konyalı olarak hepimize düşen sorumluluklar var. Teşekkürler Necati Bey; yaktığınız meşaleye hepimiz destek vermeliyiz...

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı