Gerçek Kulis - Adil Giray HAYAT KURTARAN ADIMLAR
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 15.10.2012 - 11:00

HAYAT KURTARAN ADIMLAR


Hz. Kuran’da, şifa olarak tavsiye edildi.

Duayı bal eyledik.

Ölümüne sevdaları onunla anlattık.

“Arım Balım Peteğim”

Takdir eden kelimeye, baş-arıderken, onunla anlam yükledik.

Arı ve balın Türk’lerin çoğunluğu tarafından özelikle Osmanlı atasözlerinde simge olarak bolca kullanıldığı herkesçe bilinir.

Arı, petek, bal, oğul… Zenginlik kattı folklorumuza.

Çoğumuz arıları, bal yapmaları ve çalışkanlığı ile tanısak da gıda oluşumunda en önemli canlılardır.

Bu konuya yıllar önce Einstein, dünyanın sonunun arı neslinin yok olmasıyla gerçekleşeceğini öne sürerek dikkat çekmiştir. Ne var ki o yıllarda arı varlığı ile ilgili herhangi bir tehlike olmadığı için, izafiyet teorisine duyulan ilginin binde biri kadar bile arılar, kimsenin dikkatini çekmemiştir.

Şimdi gıda geleceğinin zafiyet teorisi ile adlandırabileceğimiz bir çağda, arı varlığı tehlike sinyalleri verirken,  bilim adamlarınca da büyük önem verilen Einstein’ın Arı Teorisi,  doğanın korunması ve sürdürülebilirlik konularında önemli bir üst başlık oldu.
Dünyada arı nüfusunun çoğaltılması için her bir arı için Afrika’da yürütülen “Hives Saves Lives” (Hayat Kurtaran Kovanlar) projesiyle, daha çok arı koruma altına alınıyor.

Ne mutlu ki Uganda’da yürütülen bu proje de “Torku” arısı da yer almış durumda.
Uzmanların açıkladığına göre: “Dünyadaki yiyeceklerin %90’ı toplam 100 bitki türünden elde ediliyor ve bu bitki türlerinin 3’te 2’si arılar sayesinde yaşamını davam ettirebiliyor. Ancak günümüz çevre koşullarında zarar gören arılar artık nesli tükenen canlı türleri arasına girmek üzere. Çünkü Ortadoğu’da bulunan arı nüfusunun %85’i ve ABD ile Avrupa’daki arı nüfusunun %30’u azalmış durumda.”

Peki, dünyada durum bu halde arı ve doğanın tüm elemanları çok değerliyken bizler ne durumdayız hiç sordunuz mu kendinize?

 “Sahi Anadolu kaplanına, Konya’yı bir uçtan bir uca gezen sincaplara ne oldu?
Hepsi kelaynaklar misali hayatımızdan uçup gittiler mi?
İsterseniz sürece şöyle tarihsel bir pencereden bakalım.
“Asırlar önce, şu an üzerinde bitkisel ve hayvansal üretim yaptığımız;  yemyeşil ormanlar, çayır ve meralar vardı. Buralarda büyük hayvan sürüleri otlamakta, çeşit çeşit kuşlar böcekler oradan oraya dolaşmakta ve belki şu an yok olmuş binlerce çeşit endemik tür yaşamaktaydı.
Benzer şekilde insanların avlanıp karınlarını doyuracakları onlarca çeşit hayvan türü ve herhangi bir zahmete girmeden ballarını toplayacakları kovuklara bal yapan arılar vardı.

İnsanoğlu, zamanla tükettiğinin tükenmeyeceğine öyle inandı ki,

Su aktı, baktı. İhtiyacı için değil, gözünü doyurmak, caka satmak için avlandı. Sizin anlayacağınız:“Ekmek elden, su gölden yılları”

Tüm bunlar olurken, kimse “dağdan kestim kereste” mantıksızlığını, yurdundan edilen bir Ankara Keçisinin, alnından vurulan bir yaban geyiğinin ya da evinden kovulan bir kelebeğin niçin yaratıldığını düşünmedi.

Bırakın onları, tarla açmak için kesilen ağaçlar, hesapsızca kurutulan su kaynakları hiç kimsenin derdi olmadı.

Yerleşik tarım ve hayvancılık yapanların, düğün yapmak, çocuk okutmak, Şehri havası solumak için bahaneleri olmaya başlayınca, hızla tarlaları, bahçeleri ve sürüleri satmaya başladı.

O yıllarda bize öğretilen şiir “ baltalar elimizde ağaç keseriz”  türkü ise “dağdan kestim kereste” idi.

Bilmeden nasılda gururla söylerdik!

“Kuş besledim kafeste”

Evet, yanlış duymadınız.

Kuş kafeste, balık akvaryumda, geyikler filmlerde, ağaçlar ise şömine de acı bir çığlık olurken nağmede güzeldi.

Zamanla artık ne vuracak alageyik ne de kesecek ağaç kaldı. Kurumuş göller, sular akıp geçti ömrümüzden.

Sadece onlar mı? Doğanın önemli predatörleri (avcıları) yok olmuş ya da sayıları azalmıştı.

Süne ve çekirge sürüleri bunların yokluğunda yer edindiler kendilerine.

Rengini ve özünü kaybeden topraklar gitgide doğal kullanımdan çıktı ve plansızca kaynaklar tüketildi.

Her çiçekten bal alan arılar, papatyayı, gülü, nergisi bulamamanın çaresizliğinde sessizce çekildiler köşelerine.

Ve artık son noktaya gelindi. Yoğun üretimler ve yoğun kullanımlar sonucu koca dünya, köy tandırı misali ısındı. İklim, mevsimini kaybetti.
Peki,  gelecekte durum ne olacak? İşte bu minvalde bir gözlemimi sizlerle paylaşmak istiyorum.Hafta sonu Ankara’dan dönüyoruz. Ağabeyli yakınlarında Konya Şeker Ormanlığı kenarında fotoğraf çektiren insanları görüyoruz.

Bizler de birkaç kare yakalamak adına arabamızdan iniyoruz. İyi ki de inmişiz, burası tam anlamı ile bir habitat alanı.

Arılardan, güvercinlere, geyiklerden, tavus kuşuna kadar, bir doğa kümesinin tüm elemanları burada…

Hep birlikte “çok şükür doğal çevre için çözüm üreten biriler var” diyoruz.
Ağaçla yetinmeyip, sincapları, geyikleri…
Yurtlarına çağıran, arıların bir numaralı nektar kaynağı Ayçiçek Tarımını bölgemizde canlandıran,
Doğal olan ne varsa, yatırım yapan…
Konya Şeker, doğal hayatı düşlüyor, kurguluyor, kuruyor…
Bize de poz vermek düşüyor!
Resme düşen doğal güzelliğe ilham veren, emeğe katkısı olan herkesten Allah razı olsun!

Adilce Teşekkür: Arılar konusunda bilgiler veren; Arı kolonisine katkıda bulunan Coşkun Er Bey’e teşekkürlerimi borç bilirim.

YORUMLAR

Mehmet Alkan

Adilcim çok sade yazılarını kalbimize nakşetmişin. Seni gönülden kutluyorum. Yazıların bizleri aydınlatmakla kalmayıp ufkumuza güneş tutuyor. Bu yüce davada Rabbim sizleri muvaffak kılsın inşallah

Yavuz Çolak

Üstad; seçilmiş, can evinden yakalanmış önemli konularda halkın irşadı için verdiğin kutsal emeğe, üsluba, doyumsuz anlatıma şapka çıkarıp selam duran okuyuculardanım. Başarıların daim olsun. Saygılarımla...

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı