Gerçek Kulis - Adil Giray GELECEĞİN BESTESİ
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 01.10.2012 - 13:45

GELECEĞİN BESTESİ

Yaşlı dünyamızın gün geçtikçe artan gıda ihtiyacının karşılanması, gelecekte en büyük tehlikenin “açlık” sorunu olacağı kaygısı, dış ticaret ve istihdama olan katkısı, yaşamsal çeşitlilik ve çevreye olan etkileri nedeniyle, tarım tüm ülkeler için vazgeçilmez ve de stratejik bir sektör niteliğindedir.


Hal böyle olunca tüm dünya ülkeleri sürdürülebilir bir tarım ve de su kaynaklarının etkin kullanılması için çareler aramakta. Tarımda, sulamadan tohuma, tarım teknolojilerine, büyük çapta arge ve yapılandırma çalışmaları yapmaktadır.


Tüm bu gayretler ülkelerin gıda ihtiyaçlarını dışarıya bağımlı olmadan, kendi başlarına karşılamak ve bu amaçla kendi milli tarım politikalarını oluşturmaktır.


Bugün tüm dünya ülkelerinin üzerinde ittifak ettiği en önemli iktisadi enstrüman tarımdır. İçinde tarım olmayan bir orkestra ülke ekonomisinde beste olmaktan uzak ancak ses kirliliği olmaya mahkûmdur.


Mamafih ülkelerin geleceğine ilham verecek bestelerin en önemli öznesi Sağlıklı nesillerin yetişmesi ve kalıcı bir ekonomik kalkınmanın sağlanması, iç ve dış piyasada rekabet gücü yüksek ürünlerin üretilerek üretici gelirlerinin arttırılması ve tarımsal alt yapının iyileştirilmesi ile vuku bulacaktır.


Tufana Her birey hazırlıklı olmalı


Bunun için, tarım sığ bir politikadan çok daha öte milli bir mesele olarak dünya üzerinde Âdemoğulları için önem kazanmaktadır.


Çünkü gelecekteki Nuh’un tufanı açlık, bu tufanda su üstünde kalmanın tek çaresi ise Modern Tarım gemisini inşa etmektir. Bu amaçla dün tufan öncesi gemiye her türden bir çift alan Hz Nuh’un torunları yaklaşan gıda tehlikesine karşın Firavun’u örnek alarak kimyasal ortamda gıda üretenlere karşı, Musa misali doğal tarıma katkı yapmalıdırlar. Konya Ovası getirilecek sularla kendi Nil ve de Mezopotamya’sını oluşturmalıdır.

 
Bu kutsal amaca ulaşabilmek için bazı tedbirleri şimdiden alan, proje üreten kişi ve kurumları da kutlamak lazım.


İşte bu konuda öncü Lider Pankobirlik Genel Başkanı Sayın Recep Konuk, yaptığı açıklamalarıyla yıllar önce dünyada gıdanın önemine dikkat çekmiş. Yaptıklarıyla da Anadolu’yu bu tufana hazırlıklı hale getirmiştir.


Göreve gelmesiyle birlikte üreticilerin hayat şartlarını yükseltmek, tarımsal üretimi toplum yararına olacak şekilde teşvik etmek, tüketiciyi aşırı fiyat artışlarından korumak, kaliteli ve sağlıklı ürün yetiştirilmesini sağlamak gibi birçok reform niteliğinde düzenleyici ve özendirici çalışmaya imza atmış. Dış havzalardan su getirilmesi içinde, bölgenin en etkili sesi ve de yönlendiricisi olmuştur.


Çözüm mazeret değil; maharet üretmekte


Sayın Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, herkesin mazeret ürettiği Tarım Sektöründe mazeret üretenlerin maharet üretemeyeceğinin altını kalın çizgilerle çizerek çözümün bir parçası olmuştur.


Tarımın Silikon Vadisi


Recep Başkan’la ile birlikte tarımsal ürünlere dayalı fabrikaların açılması, endüstriyel hammadde üretimine yönelik tarımsal mallara olan talebin artmasına ve de üreticinin cebine daha fazla para girmesine sebep olmuştur. Tüm bu çalışmaların sonucunda Tarım ve de tarım dışı sektörlere işgücü katkısında bulunurken Ayrıca Konya Şeker ile birlikte nüvesi oluşturulan fabrikalar sayesinde işgücü kırsal kesimden sağlanmakta ve böylece üretici çocukları kendi fabrikalarında çalışmaktadır.


Hülasa Recep başkanın katkılarını anlatmakla bitiremeyiz. Sadece kendi penceremizden gördüğümüz hedefi yazacak olursak, bölge gereksinimlerine uygun optimum üretim deseninin sağlanması, üreticinin korunarak uygun gelir olanağına kavuşturulması ve böylece tarımın ülke ekonomisine olan katkısının arttırılması hedefini sanırım herkes her mesafeden oldukça net görecektir.


Orda bir köy var yakında


Görünen köy, artık daha sık, gidip geldiğimiz, kılavuz istemeyen tarımın silikon vadisidir.


Sayın başkan bu hedefi daha iyi anlamamız açısından geçtiğimiz günlerde Konya ile Hollanda’yı karşılaştırdı.


Arazinin cinsine göre dağılımına bakıldığında, Türkiye’nin tek başına AB karşısında önemli bir tarım arazisi varlığına sahip olduğu görülmektedir.


Üretim miktarı açısından birim alana verimde, Türkiye'nin AB ülkeleri karşısında çok gerilerde kaldığı açıkça bilinmektedir.

 
Laf değil İş ebeliği


Aynı sıkıntılar hayvancılık sektöründe sürerken; herkesin sığındığı tek bir liman vardı.”Tarım ve hayvancılıkta girdilerin oldukça yüksek olduğu.


Hani haksız da sayılmazlardı.”AB tarım ürünleri fiyatlarını, üretici gelir ve maliyetlerini dikkate alarak ve kırsal kalkınmayı hedefleyerek belirlerken, Türkiye tarım ürünü fiyatlarında ancak, IMF ile yapılan stand-by anlaşmasında öngörülen enflasyon hedefi oranında artış yapabilmektedir.”


Lakin bugüne kadar hiçbir sorunun arkasına sığınmayan, yani kendi deyimiyle “laf değil iş ebeliği” yapan; çalışma ve doğru planlama ile hedeflenen başarının yakalanacağını söyleyen Sayın Recep Konuk yaptıklarıyla bu tezini kanıtlarken, şimdi yeni bir tez ortaya koyuyor.


Konya neden bir Hollanda olmasın?


Rekabetçi, sürdürülebilir ve kalite odaklı bir tarım sektörüne ulaşmanın hiçte zor olmadığını bugüne kadar Recep Başkan’ın üreticilerle birlikte yaptıkların da gördük. Konya tarımında yapısal bir değişikliğin meydana gelmesi, tarımsal işletme alanlarının büyümesi ve modern tekniklere geçilmesi Arge çalışmalarıyla ürün deseninin geliştirilmesi tüm bunların sonucunda tarım sektöründen tarım dışı sektörlere nüfusun kaymasının bölgemizde önlenmiş.


Ayrıca planlı yapılan çalışmalar sonucunda toplam istihdam içinde tarımsal istihdamın payını artırılarak sektördeki gizli işsizleri üretici konuma getirmek suretiyle üretimde verimlilik gözle görülür ölçüde artmıştır.(En son verilere göre Altınekin’e açılan tesisler sayesinde en az on aile şehirden bölgeye dönüş yapmıştır)


Sayın Recep Konuk’un tüm bu çalışmalarına bakınca sanırım çok yakın bir gelecekte Konya Hollanda’yı geride bırakınca herkes şu soruyu soracak.


Neden bu beste tüm Türkiye’de söylenmesin.


Evet, sevgili okurlar ne mutlu ki Sayın Recep Konuk Tarımda yazmış olduğu “bestselleri” tamamlamak için tüm inancıyla çalışmakta, geriye tek şey kalıyor bu inanca her bireyin katkı vermesi


Kiminin duası, kiminin alın teri…


Sonuçta bu bölgemizin başarı hikâyesi


Dün yazıldı


Yarınlarda ise destan olacak!


Tıpkı beyaz zambaklar ülkesi gibi


İnsanlar doğduğu yerde doyacak!


Adilce Tespit: Benden sonrası tufan diyerek…


Tükettik suları, erozyona teslim ederken topraklarımızı, bir bir kestik ağaçları, ne tohumda öz bıraktık ne de toprakta, bir avuç közdü anızdan geriye kalan…


Oysa miras değil, emanetti bize bırakılan


Emanet bilinciyle Türk Tarımına sahip çıkıp, gelecek nesilleri düşünenlerin; Rabbim yar ve yardımcısı olsun!


Adilce Not: Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk’un Kampanya dönemi açılışı sonrasında, basın mensuplarıyla sohbetinden; satır arası çok önemli izlenimlerimizi gelecek yazımızda Allah nasip ederse sizlerle paylaşacağız.

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı