Gerçek Kulis - Adil Giray TARIMIN BAŞKENTİ KONYA
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 04.09.2012 - 16:43

TARIMIN BAŞKENTİ KONYA

 

Öğrencilik yıllarımda ihracat ithalat konuları anlatılırken, yurt dışından aldığımız ürünlere bakıp üzülürdüm. İthal ettiklerimiz, ihraç ettiklerimizden oldukça fazlaydı işin en üzücü yanı ise, özellikle de petrol ve de petrol ürünleri çok pahalı idi.

 

Peki, bu kadar çeşitli ve de pahalı ürünleri alabilmek için biz ne satıyoruz diye öğretmenlerimize sorduğumuzda ise aldığımız cevap kısa ve netti: “Çocuklar biz bir tarım ülkesiyiz. Onun için tarım ürünlerini dış ülkelere satarak, ihtiyacımız olan diğer ürünleri alırız.”

 

Hiç unutmam her Türk çocuğu gibi o yıllarda sevinçle kutladığımız “Yerli Malı Haftası’nın” da baş konuğu, fındık, portakal, incir, ay çekirdeği… idi

 

Çocuktum, özelliklede kuruyemiş ürünlerinin yurt dışına satılmasına çok üzülürdüm.

 

Milli ürünlerimiz gayri millî hasıla uğruna, mülteci bir sevda olup Han’sın damak tadına sunuluyordu.

 

 

Daha sonra bu bilgilerimiz güncelleme ihtiyacı duymadık. Çünkü zaman içinde bilgilerin içerik yönünden kapsamı genişlese de, sonuç değişmemiş, sınavlarda bile tarım ürünleri ihracat eden ülke bilgisi hep doğru şık olarak bilgilerimize ışık tutmuştu.

 

Ta ki Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk önderliğinde Konya şeker Yağlı tohumlu bitkileri gündemine alınca, bizlerde konuyu ajandamıza aldık.

 

Ve işte o zaman öğrendik ki Anadolu deyimiyle “köprünün altından çok sular geçmiş”

 

Bizler ülke olarak, petrolden sonra en fazla dışarıdan yağlık tohumluk bitkilere para ödemişiz.

 

Peki, bir tarım ülkesi olarak nasıl böyle bir durum düştük sorusunu işin uzmanlarına sorduğumuzda ise çok uzun cevaplar aldık.

 

Lakin işin çözüm noktası kısa ve netti.

 

Üretici, Fiyatlar beklentiyi karşıladığında ve de alım adresi güçlü bir kurum varsa o ürünü mutlaka ekiyordu. (Ayrıca devlet desteği ve ekilecek ürünün bölgede tanıtılmasının önemini de unutmamak lazım.)

 

Yani talebin oluşturulması, talebi de oluşturacak hiç kuşkusuz hammaddeyi işleyecek fabrikaların kurulmasıdır.

 

 Pankobirlik Genel Başkanı Recep Konuk, yerinde ve doğru yatırımlarla bu talebi oluştururken alternatif ürünler konusunda da geniş bir desen oluşturmaktadır.

 

Bu şekilde ülke ekonomisi büyük kazanç elde ederken, üreticinin de cebi para görecektir. Hülasa, tarımda toprak verimliliği, münavebe, üreticinin kazancı ve de su kaynaklarının etkin kullanılması düşünüldüğünde ise bölgemizde potansiyel yağ bitkileri (ayçiçeği, kanola, soya) üretimi de o her yönüyle oldukça karlı bir çalışmadır.

 

Yağı alınan kaliteli ve yüksek enerji değerine sahip bitkilerin küspesi hayvancılığımıza çarpan etkisi yapması ile de son derecede anlamlı bir üretim sistemini ortaya koyacaktır. Bunun diğer bir anlamı ise, gıda güvenliği ile tam ve sürdürülebilir bir tarımsal sanayi entegrasyonunun belirgin bir örneği demektir.

 

Tarımı gelişmiş batı ülkelerine bakıldığında, gelir açısından yağ bitkileri birinci sırada yer alır. İşte Konya’da yapılmak istenen de bu demektir. Diğer bir ifadeyle, Orta Anadolu’nun ekolojik değerler açısından vazgeçilmez ürünü olan şeker pancarı bitkisinin yanına münavebe sisteminde en az onun kadar verimli ve gelir getirebilen bitkilerin üretiminin yapılması gerekir ki işte bu grup, yağ bitkileridir. İyi bir planlama ve tanıtım faaliyeti ile kısa sürede üreticilerimiz alternatif tarım ürünlerinden yüksek kazanç elde edebilir. Bunun için de Konya şeker çalışanları tarafından değişik yörelerde sıkça deneme, eğitim ve demonstrasyonlar çalışmaları yapılmış. Kanola bizzat Pankobirlik Genel Başkan’ı Recep Konuk’un katılımıyla ekilen tarladan tanıtımı ve de satışı yapılarak bayram havasında üreticiye tanıtılmıştır.

 

Bu açıdan bakıldığında benim şahsi görüşüm Altınekin Ham yağ işleme Fabrikası çok yakında ülkemizin en güzide ve en gözde fabrikası olacaktır.

 

Arjantin, Malezya, Ukrayna, Rusya… Ülkelerden ham yağ almak yerine, çekirdeğinden, sapına, samanına kadar her şeyi çok önemli Ay çekirdeği gibi bitkileri ülkemizde yetiştirerek paramızın yurt dışına gitmesi önlenecektir.

 

Recep Başkan Mali genel kurulda Ay çekirdeği fiyatlarını açıklayınca üretici büyük bir heyecan ve sevgiyi bir arada yaşadı.

 

Yeni bir müjdeydi bu!

 

Dün, nasıl, Niğde, Nevşehir patatesin başkenti iken, Seydibey Tarım Ürünleri İşleme Entegre Tesisleri’nin hizmete açılmasıyla Konya Bölgesi patatesin merkezi olduysa

 

Yarın Konya’nın Altınekin ilçesinde, Konya Şeker A.Ş. tarafından yapımı tamamlanma aşamasına gelen Yağlı Tohumlar İşleme ve Bitkisel Yağ Fabrikası'nın hizmete açılmasıyla bölgemiz hiç kuşkusuz tarımda yağlı tohumlara da başkentlik yapacaktır.

 

En çok sevindiğim ise Trakya da güneşe bakan yüzü öksüz kalan Ay çekirdeği çocukluğumuzun deyimiyle “devran” dönmeye devam edecek güneşi bölgemizden selamlayacaktır.

 

Adilce Matematik: Uzmanlarla yaptığım araştırmalar beni yanıltmadıysaŞeker pancarında olduğu gibi, üretici geliri artacaktır. Şimdi kabaca bir hesap yapalım.

 

Nakliyecisi, gübrecisi, makinecisi, alt yapıcısı, işletmelerde çalışanlar yanında diğer yan ürünlerin devreye girmesi ile elbette istihdama hizmet edilecektir. Kısaca rakamsal bir değerlendirme yapacak olursak, şeker pancarı ile münavebeli bir üretim yapılırsa, Konya da en az “100 bin ha” ayçiçeği üretilmesi imkânına sahip olunur. Bunun karşılığı (hektara 2 ton üretimle) 200 bin ton yağlı tohum (çekirdek) demektir. Bu da en az 80 bin ton yağ, 120 bin ton kesif yem demektir ki, bunun bugünkü ham değeriyle karşılığı en az 280 milyon TL dır. Bunun çarpan etkisiyle, ete, süte, enerjiye yansıması ile de neredeyse 500 milyon TL bir potansiyele aday olma anlamı çıkar. Burada unutulmaması gereken bir şey de sulu alanlar dışında kuru alanların da devreye sokulması ile kanola ve aspir gibi bitkilerin de devreye girmesi ile bu değerin 1 milyar TL ye çıkması zor görülmemektedir. Bu da en az Konya Şeker kadar bir ciroya aday olması demektir. Bu durum da bizim tezimizi, Yani Konya’nın hububat, şeker ve yağ ambarı olmasını doğrular.

 

 Göreceksiniz İnşallah bu olacaktır.

 

Çünkü işin başında tüm matematik hesaplarını al üst eden bir Tarımın beyni var!

 

Adilce Tespit:Dün Anadolu Selçuklu Devleti’ne başkentlik yapan Konya tarihte yeni yerini birçok üründe Tarıma Başkentlik yapmasıyla alacaktır. Ne demiş şair “bir başkent her zaman başkenttir! “  Yeter ki onu ondan fazla düşünen bir lideri olsun. 

YORUMLAR

bülent aydilek

mükemmel tespitler yüreğinize sağlık

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı