Gerçek Kulis - Adil Giray BEYŞEHİR İZLENİMLERİ
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 16.07.2012 - 09:15

BEYŞEHİR İZLENİMLERİ

Bir Gazeteci olarak uzun yıllardan sonra ilk defa bir festivali takip ediyorum.


Güneşli bir yaz sabahında Beyşehir gölünün tam kenarına kuruyoruz sevgimizin dekorunu.


Şimdi bir göl kasabasında
sana düşer gibi takılıyorum ağa
balık ağa düşünce ağlarmış
balıkçı, ağ boş kalınca


Akşam olunca Beyşehir Belediye Başkanının açılış konuşmasından sonra sıra geliyor festival ateşini yakmaya lakin çok uzun bir yere monte edilen festivalin meşalesi bir türlü tutuşturulamıyor. Neyse ki uzun boyunun avantajı ile sayın vekilimiz Mustafa Akış, alkışlar arasında festival ateşini yakıyor.Bizim ise yüreğimize ilham perisini gönderiyor Rabbülalemin!


Yangınımı seviyorum!


“Hiç ateş olmasaydı İbrahim güle düşer miydi?


 Pervane bile yanacağını bile bile mum ışığına gider.


 Şimdi yak tüm ışıkları, yansın sana ait olan ne varsa


Meyve ateşte rengine, insan ise özüne döner!”


Konya Milletvekillerimiz Kerim Özkul, Mustafa Kabakçı, Mustafa Akış, Gülay Samancı ile Konya Şeker standında buluşuyoruz.


Mustafa Bey, Konya Şeker’de Pankobirlik Genel başkanı Recep Konuk ile gelen başarıyı gazetecilerle paylaşırken, üretici tarladan sofraya uzanan patatesi ile buluşmanın mutluluğunu yaşıyor.


Sayın Vekilimiz Kerim Özkul ise bizlere fındık ikramında bulunuyor. Gecenin bir vakti göl nargile kokusuna yenik düşerken yorgun gözlerle şehre doğru vira Bismillah diyoruz.


Kaptanın seyir defteri, Festivalin ikinci günüşehir harsa tarihi dokuya dokunan bakanını karşılamaya hazırlanıyor.


Ancak gecenin bir vakti Sayın Kültür Ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay ile buluşuyoruz.


“Beyşehir’de ki kervansaraylar, hanlar sizindöneminizde değer buldu. Size dokunmak sizinle tokalaşmak, bizim için tarihe dokunmakla aynı anlamdadır. Anadolu halkı adına size hoş geldiniz!”  Diyerek elimizi uzatıyoruz. Sayın bakan Toprağın Tadı ekibine özel açıklamalarda bulunuyor:“Konya Şeker ile birlikte çok başarılı bir özelleştirme modeli oluşturuldu. Konya Şeker sadece kendi asıl alanında değil sosyal sorumluluk alanında da güzel projelere imza atıyor. Ağaçlandırma, Organ Bağışı… Bunlar çağımızda yeni gelişen ve insanlığın hayrına olan yeni duyarlılıklar. Konya Şekerin bu girişimlerini içtenlikle kutluyorum. Hem sosyal sorumluluk alanında hem de kendi alanında çok güzel çalışmalar yapılıyor. Ağaçlandırma özellikle çok önemli. Delikanlılık çağlarımda, hatırlarım şöyle denilirdi;“Her yıl Kıbrıs kadar toprağımız denize akıyor”. Yanlış hatırlamıyorsam Yaşar Kemal söylemişti bu sözü ondan duymuştum ve ilk defa olayın trajedik şeklinde farkına varmıştım.


Toprağa sahip çıkmak vatana sahip çıkmakla özdeştir”. Toprağa sahip çıkmak en önemli vatanseverlik örneklerinden bir tanesidir. Ben hem bu çalışmalarınız için hem üreticiye verdiğiniz destek için hem de ülke ekonomisine yapılan katkı için Konya Şeker’e çok teşekkür ediyorum.”


Kaptanın seyir defteri festivalin en güzel günü,Şehir en özel misafirini bağrına basıyor. Arkasında büyük bir halk kitlesi ve basın ordusuyla Pankobirlik Genel başkanı Recep Konuk, Ak parti Milletvekili Gülay Samancı ve Belediye Başkanı izzet Taşçı Festival alanını geziyor. Recep Başkan Beyşehir Gölünden yatırımlara kadar uzun ve de yine doyurucu bir şekilde basına bilgi verdikten sonra; Ak Parti milletvekili Gülay Samancı Recep Konuk önderliğinde Konya Şeker’in ülke ekonomisine katkısını anlatıp; güzel bir vurgu ile cümlesini tamamlıyor:


“Recep Bey’in Konya Şeker’e katkısını hepimiz çok iyi biliyor ve bu katkının devamında bize de düşen bir görev olursa her zaman yanlarında olduğumuzu bilmelerini istiyorum.”


En son söz ise ev sahibi,Beyşehir Belediye Başkanı İzzet Taşçı söylüyor. “Şeker şirketinin çalışmalarını çok büyük ve takdirle izliyoruz. Konya Şeker şirketini aldığınızdan bugüne kadar getirmiş olduğunuz ivme, performans sadece Türkiye’de değil, dünyada da hayranlık uyandırıcı bir seviyede. Maşallah diyoruz, Allah nazarlardan saklasın. Böyle halka açık şirketlerde ender görülen bir başarı, ama siz bu 60 bin civarındaki çiftçinin hakkını, hukukunu son derece yüksek bir şekilde korudunuz


Güzel bir Beyşehir akşamında konuşmalar güzel olunca, bize düşende en güzel resmi yakalamak bir ara üç insan yorgun gözlerle göle bakıyor.Kadraja düşüyor başarının sırrı..


Sana susadıkça suskunluğum artıyor
Dağ bayır, pınarlar coşar, akarmış bana ne
Yüreğim çölün mavi gözü
Tekneleri çölde kalmış virane
kendi haline ağlarken Beyşehir gölü
üç dilek tuttu bugün
üç güzel insan bakarken maviye
Eşrefoğlu camisinden yükselirken ezan sesleri
Beyşehir şahit oldu
Göl, derya olacaktı bakışlar çok uzakları gösterdiğinde...


Seyir defterimizin dördüncü gününde şiir yağmuruna yakalanıyoruz.


Şair Yazar TV ve Radyo programcısı Bedirhan Gökçe ile birlikteyiz. Delikanlılığın Kitabını yazan Gökçe’ye ülkemizin en delikanlı fabrikası hangisidir diye takılıyoruz.


Şeker Fabrikaları!


Hepimiz şaşkınlık içinde iken konuya açıklık getiriyor, Bedirhan: Amcam Kars Şeker Fabrikası kurucularından. O yüzden Şeker sektörünü çok iyi bilirim diyerek, Konya Şeker’i delikanlı yüreği ile anlatıyor.


“Konya Şeker şu anda çok büyük bir yol almış.Benim amcam eski sanayi bakanıydı ve döneminde Kars’a Şeker fabrikasını kurmuştu. O zaman orada o fabrikadan kaç kişinin faydalandığını ve bir şekerin üzerinden ne kadar çok istihdam oluşturulduğuna çocuk dünyamda şahit oldum. Biz yer altı yer üstü zenginlikleri olan bir ülkeyiz. Bu zenginlik bizi dışa bağımlılıktan kurtaracak, kendimize olan güvenimiz gelecek. Ben her zaman söylemişimdir keşke şu gazlı içeceklerin yerine kendi üretimimiz olan bir şeyler yapabilsek. Keşke şekerden şeker pancarından üreterek,  şekerimsi gıdaların yerine orijinal şeker pancarından yapılan şekere yer verebilsek derdim ve şu anda Konya Şeker attığı adımlarla bunu çok güzel yerine getiriyor.


İnşallah Konya Şeker sadece Türkiye’de değil, Dünyada da bir marka olur. Son yapılan çalışmalarla onu da görüyorum. Biz kendi zenginliklerimizi yakalayıpta bu zenginliklere sahip çıktığımız zaman bizim yapamayacağımız iş yok.


Bu çalışmalar hazıra yaslanma şeklinde de olabilirdi ama öyle olmadı tamamen birlik beraberlik ve dayanışma içerisinde bu noktalara gelindi.


Ben İsviçre’ye gittim orada bir inek daha hava alanına geldiğinde reklamına başlanıyor. Hava alanından inişte tramvaya bindiğiniz zaman o hayvanın sesi ile karşılanıyorsunuz. Yani o ülkenin ineğiyle sığırıyla meşhur bir ülke olduğunu belirtiyor. Ama aynı şey bizde olsa dalga konusu olur. Orada sadece ineğin üzerinden sağlanan rant devasa. Bizde hayvancılık ayrı bir değer diğer gıdalar ayrı bir değer. Biz eskiden değerlerimizin farkına varmıyorduk ama şimdi varıyoruz bu da benim hoşuma gidiyor.” Diyor ve ekliyor.


“Recep Konuk’un yüreğine konuk olmak isterim


Çumra’ya çok gelmek isterim görmek isterim ve oradaki bütün çalışmaları tesisleri gezmek ve görmek istiyorum. Ülkemde yaşanan bu tür gelişmeler, bu toprağın bu coğrafyanın bir çocuğu olarak beni çok mutlu ediyor. Eskiden yurt dışına çıktığım zaman neden benim ülkem böyle değil derdim. Niye böyle şeyler benim ülkemde yok niye benim ülkemde olmasın. İnsan kendi köyünde yaşadığı zaman, hayatı sadece kendi köyünden ibaret zanneder. Ama biraz dışarı çıktığın zaman başka köylerin başka hayatların da olduğunu anlarsın. Ve neden benim köyümde de benim şehrimde de ülkemde de olmasın dersin.


Şu anda artık benim ülkemde yaşanan gelişmeyi gördüğüm zaman Avrupa’ya gittiğim zaman diyorum ki bizim ülkemizde bunun daha iyisi var daha gelişmişi var.”


Gecenin ikisi tekrar düştük dönüş yoluna

Yol musahiplik yolu anlayana

Ve yol, yolcu ile yürünür

Ne mutlu ki Anadolu insanı, beraber yürüyeceği insanı çok iyi seçmiş

Türkmen Bey’i diyerek basmış bağrına…

Geceydi, gündüzü kaybedip sığındık karanlığın koynuna oysa güneşe bakıp haykırmak vardı "güneşe akın var, güneşe akın"

Geceydi, bir avuç mavi alıp Beyşehir Gölünden; usulca ayrıldık Alâeddin Keykubat’ın dünyada ki cennetinden… 

YORUMLAR

Sehat Genç

Sayın Bakanın ve siyasilerin olduğu kadar Bedirhanda güzel açıklamamalarda bulunmuş.Yazarda şiirsel bir dille güzel toparlamış.Zevkle tekrara tekrar okuduk Recep Konuk Başkanımızın eşşsiz katkılarını

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı