Gerçek Kulis - Necati Batı GECİKSE DE ADALET ADALETTİR
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Necati Batı 12.07.2012 - 13:40

GECİKSE DE ADALET ADALETTİR

Bu hafta Bosna'da yaşanan katliamının 17. yıldönümü idi. Tam on yedi yıl önce Sırplar 2. Dünya Savaşının ardından Avrupa'da en büyük soykırımı uyguladılar. Bütün dünyanın gözü önünde ' Müslümanlara karşı Boşnak Türklerine karşı ' çoluk çocuk kadın erkek demeden öldüren Sırplara hiç kimse dur demezken savaşın izleri hala görünmekte, Bosnalı hasta kadınların raporlarında ' yalnızlık ve aşırı üzüntü ' teşhis olarak yer almakta. “ Nihayet yeniçerilere karşı ayaklanmadan sonra bu topraklarda Türklerden intikam almamızın vakti geldi “ diyerek soykırım vahşetini başlatan Radovan Karaciç ve Radko Mladic şimdi savaş suçlusu olarak sanık sandalyesinde. Geç gelen adalet adalet değildir sözü bu kez geçerli değil. Onlarca, binlerce Boşnak anne, kocasının evladının bebeğinin acısını biraz olsun dindirebilmek için onun cezalandırılacağı günü bekliyor...


Bosna-Hersek'te yaşananlar 6 Nisan 1992 tarihinden 14 Eylül 1995 tarihine kadar sürmüş tarihe Bosna Hersek Savaşı olarak geçsede tek taraflı bir katliam olarak yaşandı. Bölge bölge direnişçilerin yer aldığı katliamlarda Uluslararası Kızılhaç Örgütü verilerine göre 312.000 kişi hayatını kaybederken,2 milyon kadar insan da yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldılar. Yakın tarihin en karanlık sayfalarından biri olan bu savaş sırasında ölenlerin büyük bir bölümü Boşnak halkına ait iken bu halk dünyanın gözleri önünde sistematik bir soykırıma tabi tutuldular.


Oysaki 1. Dünya Savaşından sonra ortaya çıkan Yugoslavya Devleti'nde Ortodoks, Katolik ve Müslüman, Sırp, Hırvat, Boşnak, Arnavut, Sloven ve Makedon halkları birarada yaşamakta idi. 2. Dünya Savaşının ardından Sovyet blokunda yer alan bu devlet zamanla daha bağımsız hale gelirken, Sovyetler birliğinin dağılması ile birlikte kendi içindeki etnik gruplarda da ayrışmalar ve çatışmalar başladı. Sırasıyla Slovenya, Hırvatistan ve Makedonya bağımsızlığını ilan ederken Bosna Hersek’te yapılan referandumun ardından 1992 yılında bağımsızlığını ilan etti.


Ancak bu durumu benimseyemeyen Sırplar Bosna Hersek'ten ayrıldıklarını açıklayarak Bosna Sırp Cumhuriyeti'ni kurduklarını ilan ettiler. Sırplar eski Yugoslavya ordusunun asker ve teçhizatlarını ellerinde bulundurmalarının yanı sıra, soykırım boyunca Yugoslav Devlet Başkanı Miloseviç'in desteğini de aleni bir şekilde aldılar.


Miloşeviç’in eski korumalarından Nasır Oriç’in kurduğu Müslüman direniş örgütü ilk yıllarda Srebrenica’yı var gücüyle savundu. Dünyanın en büyük ordularından biri olan Yugoslavya ordusunun tüm imkânlarını kullanan Sırplara karşı Müslümanlar bölgeye uygulanan ve en çok kendilerinin zarar gördüğü ambargodan ötürü hafif silahlarla ve az sayıda mermi ile karşı koymaya çalışıyordu.


Nihayet uluslararası baskılar sonucu İzzetbegoviç, Tudjman ve Miloseviç anlaşma masasına oturdular. 21 Kasım 1995'de Dayton Antlaşması kabul edildi. 14 Aralık 1995'de bu antlaşmanın son halinin imzalanmasıyla birlikte tarihe Bosna Savaşı olarak geçen soykırım son bulmuş oldu.


Hala, toplu mezarların bulunmaya devam ettiği soykırımın etkilerinin silinmediği şehirlerde en büyük kaybı kocalarını çocuklarını şehit vermiş, Sırplar tarafından tecavüze uğramış kadınlar yaşamış. Bir çoğu şimdi hastalıkla pençeleşen kadınlara verilen raporlarda ' Yalnızlık ve aşırı üzüntü ' teşhis olarak yazılmakta.


Katliamın baş sorumluları Radovan Karaciç ve Radko Mladic'in Lahey'de ki eski Yugoslavya Savaş Suçları Mahkemesinde aynı tarihlerde yargılanmaları, ilahi adaletin tecellisi midir bilinmez. Ancak Bosna'da bugün aynı acıyı tekrar tekrar yaşayan, geçmişte kaybettiklerini dua ve gözyaşları ile anan anneler var. Onların şuan yüreklerine su serpecek tek beklentileri Lahey Savaş Suçları Mahkemesinin aleyhine bir karar verilerek soykırım suçlularının hak ettikleri cezaya çarptırılmaları...


Yeni katliamların yaşanmaması, Müslümanlara uygulanan zulmün sona ermesi temennisiyle...


Selametle...

 

 

YORUMLAR

raşit çetin

sayın yazar yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum. Türkülğün ve Müslümanların zülme maruz kaldığı bu günlerde kanayan yaramıza parmak basmanız herkesin unuttuğu o günleri tekrar hatırlatmanız ve duyarlılığınızdan dolayı çok teşekkür ederim. Tanrı Türkü korusun ve yüceltsin...

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı