Gerçek Kulis - Erdoğan Nesimioğlu HOŞGÖRÜ KENTİ KONYA
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Erdoğan Nesimioğlu 02.07.2012 - 15:55

HOŞGÖRÜ KENTİ KONYA

Hoşgörü kelimesini hep duyar ve sık sık kullanırız. Peki, hoşgörü kelimesinin anlamını ne kadar biliyoruz? Hoşgörülü nasıl olunur bilmek için hoşgörünün ne olduğunu bilmek gerekir.


Hoşgörü,müsamaha, tahammül, katlanma, görmezden gelme veya göz yumma, başkalarını eylem ve yargılarında serbest bırakma, kendi görüşümüze ve çoğunluğun görüş biçimine aykırı düşen görüşlere sabırla, hem de yan tutmadan katlanma demektir. İzin verme, aldırmama, iyi karşılama anlamlarına da gelir.


Hz. Mevlana: Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim. Sen de onlara benim gibi iyi gözle bak.Diyor ve ekliyor.

Bakın ! Toplumsal bunalımların, kavga ve dövüş ortamının tek ve en güçlü doğuş sebebi sevgi eksikliğidir. Bunun en doğru tedavi yolu ise sevgiyi aramak, yaşamak, uygulamaktır. Hoşgörülü olursanız seversiniz. Sevilirsiniz. Karar verirseniz ve de bu yolda çalışırsanız her şeye ulaşırsınız !diye de hoşgörü için son noktayı koyuyor.


Yukarıdaki, sözcükleri Google’dan alıntı yaptım.


Sizin bilimsel anlamda hoşgörünün anlamını çok iyi bilmeniz açısından yaptım bu alıntıyı.


Hafta sonunda, iş yoğunluğundan arınmış bir şekilde eş-dost, akraba-hısım düğünlerine katılma şansı buldum.


Gittiğim bir sünnet düğününün bulunduğu yer benim açımdan ilginç bir yerdi.


Ankara Caddesi üzerinde bulunan Metro Market’in arkasındaki bir mahalledeydik. Eski evlerin bulunduğu, yoksul veya dar gelirli ailelerin olduğu daracık sokakların hala mevcudiyetini sürdürdüğü bir bölgeydi.


Daracık bir sokak, eski-püskü evlerin bulunduğu mekan o akşam için bana çok ilginç geldi.


Neden ilginç geldi diye soracak olursanız, hemen izah edeyim.


Sokağın bir başında yani bizim olduğumuz sünnet düğününün yapıldığı ev, biraz ilerisinde de bir başka sünnet düğününün yapıldığı ev.


Bir sokakta iki ayrı sünnet düğünü ve iki ayrı mekan.


Düğünün birinde Ankaralı Namık’ın kıvrak oyun havalarını seslendiren, sesi çok uzaklara kadar gidebilen müzik aleti.


Diğerinde de ilahi gurubunun Kürtçe ve Türkçe ilahileri söylediği canlı müzik. Canlı ilahi müziğinin yanında da halka olmuş, el ele tutuşmuş gençler halay çekiyor.


İlahi müziğini duyunca oraya doğru yöneldim ve gördüğüm manzara karşısında önce inanın çok şaşırdım.


Çünkü, ilk kez ilahi eşliğinde halay çekilmesini görmüş ve “Hayret! İlahi eşliğinde halay da çekilir mi?” diye de kendi kendime sordum. Hatta, orada bulunanlara “ böyle bir şey olabilir mi? Günah değil mi bu yaptıkları?” diye de sordum.


Kimse bu konuda bir yorumda bulunmadı.


Düşünsenize, bir yanda oyun havaları, diğer yanda ise ilahiler söyleniyor.


Her iki düğün evinin arasında 100 metre var veya yok desem yeridir.


Ama, herkes kendi düğününün havasında.


Kimse kimseye karışmıyor!


Herkes birbirine hoşgörü ile bakıyor. Biri diğerini ötelemiyor, birbirlerine hoşgörü içinde yaklaşıyorlar.


Ülkemizin içinde bulunduğu terör belasının had safhaya geldiği bu günlerde Kürtçe türküler, yanı başında da Türkçe türkülerin söyleniyor olması beni hoşnut etti.


Demek ki, hoşgörü bu olmalıydı diye iç geçirdim ve mutlu oldum.


Evet dostlar;


Hoşgörü işte budur.


Kimse kimsenin çaldığına, söylediğine, diline ve dinine karışmıyor.


Özellikle muhafazakar-tutucu ve milliyetçi olan Konya’da bunu yaşıyor olmak “ne mutlu bize” dedirtiyor.


Ah keşke, bu görüntüyü ülkenin tüm şehirlerinde ve her yerinde yaşayabilsek.


Konya, bu anlamda gerçekten de hoşgörü kenti.


Ahhh, bir de içinde kendini bilmez insanlar olmazsa!


Hz. Mevlana’nın dediği gibi “ Ben insanların ayıplarını gören gözlerimi kör ettim…” diyebilecek miyiz?


Biz de tıpkı Hazreti Pir gibi insanlarımıza onun gözüyle bakabilecek seviyeye gelecek miyiz?


Ben, hafta sonunda Hz. Mevlana’nın hoşgörüsünün yaşandığını, onun sevgisinin yaşatıldığını gözlerimle gördüm.


Bu beni mutlu etti. Sanırım siz değerli okuyucularımızı da mutlu eder.


Hoşça kalın, sevgiyle kalın…

YORUMLAR

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı