Gerçek Kulis - Adil Giray GÜLELİM DÜŞÜNELİM
Konya'da 'Ladikli Ahmet Hüdai' anıldı Üniversite adaylarına 8 altın öğüt! Konya'da otomobilin çarptığı yaya öldü Emekliye 152 lira! Trafik sigortası priminde resmi indirimler başladı Karaman'da trafik kazası: 9 yaralı Hız tutkunları Konya'da buluştu Konya'da trafiğe kayıtlı araç sayısı açıklandı Aşırı sıcaklar geliyor Konya'da inşaatın yedinci katından düşen işçi öldü

Adil Giray 15.06.2012 - 09:55

GÜLELİM DÜŞÜNELİM

Sevilmenin en büyük değer olduğu yıllardı


Bir taltif yeterdi. Oran Sitesi’nin etrafında üç tur atmaya


Verilmeyen, paralar karşılığı “Gırgır” Ertuğrul Akbay’a geçmiş


Ağlanacak halimizle, haddimizi aşıp insanları güldürme çabasına girmiştik.


O zaman anlamıştım..İnsanları anlatmak için öyle uzun cümleler kurmaya gerek olmadığını.


Ve sevgili halkımın kısa yazıları ve de karikatürü çok sevdiğini


İşin en güzel yanı ise karikatür insanları yazmak, liderleri anlatmak ve yazmaktan çok daha kolay olduğunu


İşte bu kolaylığı paylaşıp, gerçekleri hicvedeceğiz sizinle


Yalan!


Hiçbir doğal ortam yalancıyı bağrında beslemez.


Bunun içindir ki ormanda yer edinemeyenler halkın arasına karışmaya karar vermiş.


Sonuç mu?


Kandırdığı tilkilerin içeriye düşmesine sebep olmuş!


“A” dese olimpiyat stadyum’u büyüklüğünde yalan makinesi patlayan mesajcı başı, şimdiki hedefini ise herkese mesaj atarak söylüyormuş.


“Gerçeklerle tarih yazanlara inat, yalan’ın tarihini yazacağım”


Er Ryan’ı kurtarmak


Hani bir film vardı Er Rayan’ı kurtarmak.  Sanıyorum o yıllarda filmi izleyen çoğu kişi Er Ryan kurtulsun diye dua etmiştir.


Oysa Filmin adı Er Ryan’ı anlamak olmalıydı. Gelin isterseniz içimizde ki Er Ryanları anlayalım. Hani yazılarıyla dini mesajlar vererek böl parçala mantığını veren bu pancara uzanan kılıcın aslını çözelim.


İşte size tarihi bir örnek


İstanbul’daki İngiliz İşgal Kuvvetleri’nin casusu A. Ryan (1919) : "Amacımız bölmek ve hükmetmek olmalıdır. Biz gerçek ideali ‘din’miş gibi davranacak,  çıkarcı bir grubu idareci olarak takdim etmeye çalışacağız.” diyordu.


Şimdi anladınız mı?


Âlemlerin sultanı Peygamber efendimizin niçin bühtan yazılarının arasına karıştırıldığını


İnsan düşünmeden edemiyor acaba tarih tekerrür mü ediyor?


Dün kurtuluş mücadelesinin içine sızanlar, bugün istihdam mücadelesinin içine mi sızıyor?


Evet diyen sesinizi duyar gibiyim.


Bir Yörük atasözü derki...


Varsın kul bilmesin çabanı... Halik ayırt eder insan ile hayvanı.


Bizde diyoruz ki, yalan ovada gezerken; gerçek, milyonlar için yazar destanını


Yalancılara ise son söz:3D sinema gibidir yalan. Gerçek olmadığını bilirsin ama uzanınca tutuverecek gibi gelir elini. Bir vardır bir yoktur yani.


Yağmur


Evet, yağmurumuz var; fakat iki dakika boyunca yağmasının yol açtığı ıslaklığın romantizmi karşısında, eteklerine çamur sıçramasın diye, saçak altından yürümeyi teklif eden sahtekârları orada ve anında terk etmemize yetecek kadar özgüvenimiz yok!


KİR


Bazı yazılar el değmeden kirlenir. Yazılanlar adrese ulaşmıyorsa

Bazı yazılar okunmadan bir köşede tozlanır, yazılanlar hep kara yazgıya dönüşüyorsa

Bir kir olarak kalır yaşanılan 

Aşk, yıkanıp durulandıkça, hayat hep çamur atıyorsa, 

Koskoca bir hiçtir, kirden geriye kalan

Mazeretler, korkular, yalanlar…

Menzil olup, gerçekleri hedef alıyorsa!


Tanrı ve sanrı


Her söylenene inanıp,


En güzel yalan söyleyeni baş tacı ettiğimizden beri


Tacımız, sancımız


Sahtekârlar, ikmale kaldığımız imtihanımız oldu.


Duyumlara açtık yüreğimizi


Niyetler halisaneliğini kaybetti


İnsan insan da tanınırdı


Sanrıları tanrı ilan ettiğimizden beri


Yazık “laf” insanın oldu referansı


Okutturulmuş ve yazdırılmışlar


Rüzgâr Gibi Geçti'nin yazarı Margaret Mitchell (1900-1949), romanı yayımlanıp büyük sükse yapıncaya kadar adı duyulmamış sıradan bir ev kadınıymış. Ama "Rüzgâr Gibi Geçti" birden bire yazarını da üne kavuşturmuş. Margaret Mitchell'e uzaktan yakından kutlamalar yağmaya başlamış. Bu arada yazarın komşusu bir kadın, kıskançlık duygusuyla karışık takdir sunmuş:
- Kitabın tahminlerin ötesinde güzel, kime yazdırdın?
Yazarın cevabı çok zekice olmuş:
- Beğendiğine sevindim, kime okuttun?
Ne bizi başkası okusun ne de bizi başkası yazsın… Okutturulmuş ve yazdırılmışlardan olmayalım…”


Öğrendim


İnsanın, yalan söylediğini öğrendiğimden beri

Hiç kimseyi ehlileştirmek
istemedim.
...gibisin olmayı
hiç dilemedim.
Tahkire, teşhire,
taklide, tadlile
Belki de bu yüzden çok kızıyorum.


Ucuz Mail Pazarı


Yalan payından aslı astarı olmayan mailler ceplere düştükçe... Ucuz espri piyasası doğacak diye, halkım için endişe ediyorum.


Oyun

Onun bunun duyguları ile oynayıp duranlar, belki de oyuncaksız geçen çocukluklarının acısını çıkarıyordur


Ajdar Familyası


Bir şizofrenin dahi isterse Türkiye'de meşhur olabileceğini ispatladığı için Ajdar’a teşekkürler. Meşhurluk asla zor değil asıl olan itibardır! Peki, bu ajdar görünümlü kedileri nasıl tanırız? Kornaya basarak trafiğin ilerleyeceğini düşünen insanlar ile polis görünce emniyet kemeri takıp yavaşlayan insanlarla bu tipler aynı familyadandır. Şaka bir yana, ne kadar kirletirsek o kadar aklanırız düşüncesinde ellerinde çamurla dolaşıp dururlar.


FARMVİLLE SANAL BAHÇESİ


İşine geldiği gibi Anadolu çiftçisine saldıranları Deve Kuşuna benzetiyorum.


Deve kuşuna "uç" demişler. "Ben deveyim" demiş. "O zaman koş" demişler. "Ben kuşum" demiş.


M.Ali Erbil’in Umreye gitmesini veya Hakan Şükür’ün futbola yeniden başlamasını ya da Sadettin Teksoy’un ekranlara yeniden dönüp,”Van gölü Canavarını gördüm diyerek gölde yüzmesini bekliyorum. Lakin yapılan tüm bu istihdamlara, başarıya rağmen, hiç bir alanda başarı olamayan insanların bir araya gelip Bölge tarımına sahiplenme cüretini göstermelerini hiç beklemiyordum.


Siz dağların üç arsızı siz gidin Farmville sanal bahçesine takılın.

 

Vallahi Hobi bahçesi bile lükstür sizlere!


Sanal Adamlar


Son sözümüz ise internetten siber saldırı ile üreticimize zarar vereceklerine inananlara


Merak etmeyin, iyi’leşeceksiniz :) Burası bir sosyal mecra kliniği. İnternette insanların arasına karışmak istiyorsanız bize bir görünürsünüz. İnternetin kimyası farklıdır. Size bir reçete yazarız. İsterseniz aşı yaparız. Bu dünyada hemen çiçek açarsınız... Nasıl olsa sahte çiçekler koku vermez. Bir düğün çiçeği misali fuzuli masraf olarak bir köşede kalırsınız:

YORUMLAR

tarık demir

Yazılarınızı çok beğeniyoruz ve ilgiyle takip ediyoruz. Konularınız hem güncel hemde anlayana çok şey söylüyor. Elinize sağlık.

halime gürpınar

ilgiyle takip ediyoruz.Elinize sağlık

aydinli

ellerine sağlık çok güzel bir yazı olmuş. bir yazı da baya mesaj vermiş. tebrik ederim

yakup akgül

İlk önce kişide saygı olması lazım. Yazar herşeyiyle izah etmiş. Kalemine sağlık tebrik ediyorum

yorumsever

Hiç düşünmeden gülüyorum ben tarımı anca bilgisayar oyunlarında gören ve ahkam kesen zevat e çok dabilmeyince kıt olan bilgisini yalanlarla ve iftiralarla süsleyip satıyor. Ama Allah biliyor hep hesapları ayaklarına dolanıyor battıkça batıyorlar. Elifi görse mertek sanan bu zavallılar yalanlarına hem çiftçiyi hem konyayı hemde kutsal değerleri alet etmekten de çekinmiyor. bu komik hallerine de gülüyorum gülüyoruz gülüyorlar

Yazarın Diğer Yazıları

HAVA DURUMU

Tüm hakları saklıdır ©2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

recep konuk mal varlığı